Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » İnsan Abdülhamid'in saklı yüzü

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-17-2007, 22:43   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan İnsan Abdülhamid'in saklı yüzü


Sultan Abdülhamid, zamane yöneticileri gibi devlet hazinesinden yiğitlik yapmaz, her yıl çocukluğundan beri biriktirdiği şahsi hazinesinden bir miktar parayı borcunu ödeyemediği için hapse düşenleri kurtarmaya tahsis ederdi.
Dedem Mustafa Armağan’ın yengesi Hamide Nine, evimize yatılı misafir olarak geldiğinde bizi etrafına toplar, hatıralarını anlatır, ancak konu maaşların masraflara yetmediğine gelince, takılmış plak gibi, “Ah, Sultan Hamid devrinde bolluk bereket vardı. O gittikten sonra her şey pahalandı.” diye söylenirdi. Şimdilerde doğan çocuklar arasında Tayyip isminde artış görüldüğü gibi, o zaman da aileler kızları olursa Hamide, oğulları olursa Hamid ismini koymaya özenir, hatta dedem gibi hızını alamayıp kızına Atiye ismini koyanlar da eksik olmazdı. ‘Hepsini anladık da, bu Atiye ne oluyor?’ diyorsanız bunun ilginç bir hikâyesi var ki, Sultan II. Abdülhamid’in insan yönüne olduğu kadar baba imajına da demir atar sessizce.

Burhan Felek, çocukluk hatıralarını topladığı “Hayal Belde Üsküdar”da Abdülhamid dönemine rastlayan kendi sünnet düğününde bizzat padişahın gönderdiği çeyrek altını avuçlarına aldığı zamanki heyecanını unutamadığını yazar. Tahta çıkış yıldönümü olan 19 Ağustos tarihinde toplu sünnetler düzenleten Abdülhamid, böylece bugün dahi devam eden bir çift geleneği; sünnetlerin ağustos ayında yapılması geleneği ile toplu sünnet törenlerini başlatmış oluyordu. Yani bugün eğer sünnet törenlerini, farkına varmadan ağustos ayına kaydırıyorsak ve toplu sünnet diye bir uygulama varsa, her ikisini de Abdülhamid’in insan kalbine, özellikle de çocuk kalbini kazanma yönündeki mükemmel stratejisine borçluyuz. Artık törenlere çeyrek altın gönderen bir Abdülhamid Baba yok; gerçi ama onun ayak izini aramızda görebiliyoruz hepimiz.

İşte “Atiye” ismini Urfa’daki bir aileye kadar yaygınlaştıran şey, Sultanımızın, Tanzimat’la birlikte kimyası bozulan Devlet Baba imajını diriltmek ve sahipsiz olmadıkları duygusunu halka yeniden aşılamak için gösterdiği olağanüstü çabanın sonucuydu. Bürokrasinin kekre yüzüyle muhatap ola ola devlete güveni derinden sarsılmış kitleleri yeniden sarıp sarmalayan ve kendilerini bir büyük ailenin üyeleri, padişahı da babaları gibi görmeleri yönünde güdümleyen Abdülhamid’in, bakanlarını ve vezir vüzerayı da yanına alarak halka o soğuk günlerde yakacak temin etmek için nasıl seferber olduğunu yazmıyor maalesef tarihlerimiz.

Onlar yazmıyor diye, yapılan iyilikler karşısında kalem sonsuza kadar susacak değil elbette. İşte Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Nadir Özbek, ABD’de hazırladığı doktora tezinde (İletişim Yayınları tarafından “Osmanlı İmparatorluğu’nda Sosyal Devlet” adıyla 2002’de yayınlandı), Abdülhamid’in bu yardımsever yönüne büyüteç tutuyor ve ortaya inanılması güç bir tablo çıkıyor: Aydınların Kızıl Sultan dedikleri Abdülhamid’i halkımızın hâlâ neden bu denli sevdiğinin ipuçlarını buluyoruz bu kitapta.

Görelim mi ipuçlarından birkaçını?

Önce şu “atiyye” meselesi. Atiyye-i seniyyeler, padişahın geniş bir kitleye sunduğu hediyelerdir. Bu hediyeler, sünnet düğünlerine çeyrek altın göndermekle sınırlı kalmamış, mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap göndermekten tutun da, Üsküdar’da itfaiyeci Mehmet Efendi’nin 7-8 yaşlarındaki zavallı sakat kızına protez bacak yaptırmaya kadar uzanan gerçek bir yardım seferberliğine dönüşmüştür adeta.

Mesela soğuk geçen kış günleri için özel bir komisyon kurulmuş, bunlar (bazılarının bunlara ‘hafiye’ demesinde sakınca yok) evini ısıtacak imkânı bulunmayan haneleri tespit ettikten sonra Hazine-i Hassa Nezareti’nin tahsis ettiği 15,300 kuruş karşılığında 50 ton kömür satın alıp İstanbul’un yoksul halkına dağıtmıştır. Arşiv belgelerinden öğrendiğimize göre, kömürün dağıtıldığı bir semt halkı o kadar memnun olmuştur ki, padişaha bir teşekkür mektubu göndermiştir. Yardımların yalnız İstanbul halkına yönelik olduğunu sanıyorsanız, Abdülhamid’in projesini anlamamış olursunuz. Mesela Filibe’nin fakirlerine kömür yardımı yapıldığını ve onların da padişaha müteşekkir olduklarını belirten bir arzuhal sunduklarını gösteriyor arşivler.

Abdülhamid’in her tahta geçiş yıldönümünde alışkanlık haline getirdiği bir atiyyesi de, borçları yüzünden hapse düşenleri kurtarma operasyonudur. Zamane yöneticileri gibi devlet hazinesinden yiğitlik yapmaz, her yıl çocukluğundan beri biriktirdiği şahsi hazinesinden bir miktar parayı borcunu ödeyemediği için hapse düşenleri kurtarmaya tahsis ederdi. Nitekim 1892 yılında, doğum gününü vesile kılarak komisyona mahkûmların durumunu inceletmiş, tahsis edilen miktarın gerekenden fazla olduğu anlaşılınca affın kapsamı genişletilmiş ve aftan 50 kişinin daha yararlanması sağlanmıştır.

En iyisi çarpıcı bir örnekle konuyu noktalamak.

29 Mayıs 1899’da bir dilekçe gelir Abdülhamid’e. 6 yıl önce sol bacağını kaybeden 26 yaşında bir genç, içine düştüğü sefaleti anlatarak Sultan’dan durumuna bir çare bulmasını ister. Abdülhamid, ilgilenmesi için mektubu Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’ya ulaştırır. Paşa, raporunda bacağın kalçaya çok yakın bir yerden kesilmiş olduğunu, bu nedenle de, takma ayağın bir korse ile bele bağlanması gerektiğini yazar. Hesap kitap yapılır. Protez, tam 18 liraya mal olacaktır. Konu bu defa Sadrazam Halil Rıfat Paşa’nın masasındadır. Sadrazam paranın ödenebilmesi için padişahın onayını ister. Belgenin kenarına Abdülhamid’in zarif notu, takma bacağın parasının atiye-i seniyye’den ödenmesini buyurmaktadır. (Bkz. Yavuz Selim Karakışla’nın “Toplumsal Tarih” dergisinin Ağustos 2003 tarihli sayısındaki yazısı.)

Talebi, 2 ay gibi kısa bir sürede cevaplanan bu delikanlının kim olduğunu mu merak ettiniz? Söyleyeyim: Bu talihli gencin ismi, Ahmet, Mehmet değil, Kirkor oğlu Onnik’tir. Yani bir Ermeni çocuğu! Osmanlı milletlerini tek bir aile gibi yönetmek için yapılan son soylu girişimdi Abdülhamid’inki.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 14/08/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-18-2007, 10:28   #2 (permalink)
***MASAL***
 
TIRSAK KEDİ kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Akvaryum
Mesaj: 4,153
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 17013
Rep Derecesi: TIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond repute
TIRSAK KEDİ is offline  
Varsayılan


diyorum ki, bugünkü siyasetçilerin Onun yaşantısından alması gereken çok ders var...
__________________
http://www.hayatinrengi.net/image.php?type=sigpic&userid=3&dateline=1189063567  
Your Current Signature Picture

"Minik Japon Balığı'm"

Eğer bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp “benim büyük bir sıkıntım var” deme.
Sıkıntına dönüp “benim ne büyük bir Rabbim var” de!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 01:20.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382