Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Vahdettin Milli Mücadele'yi destekleseydi sürgüne gönderilmeyecek miydi?

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-17-2007, 22:56   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Vahdettin Milli Mücadele'yi destekleseydi sürgüne gönderilmeyecek miydi?


Vahdettin Milli Mücadele’ye taraftar olsaydı bile sonuç değişmeyecek, 1924 Mart’ında o da sürgünü boylayacaktı. Atatürk’ün silah arkadaşı Şehzade Osman Fuad Efendi ve Milli Mücadele lehine casusluk yapan Fehime Sultan’ın durumları, başka türlüsünü düşünmemize elvermiyor çünkü.
Son günlerde ağızlarda bir sakız: Vahdettin İngiliz yanlısıdır, hatta casustur. Neden? Çünkü Milli Mücadele’yi desteklememiş, İngilizlerle işbirliği yapmış, hatta onlara Ankara hükümeti hakkında bilgi ve belge de sızdırmıştır. Bu mantıktan gidersek şu sonuca ulaşmamız mümkün: Eğer Vahdettin Milli Mücadele’yi desteklemiş olsaydı padişah ve halife olarak yerinde kalacak, en azından, kendisi başta olmak üzere hanedan üye ve mensupları yurtdışına sürülmeyeceklerdi.

Bu kargaları bile kahkahadan kırdıracak iddia, onlarca yıldır ciddi ciddi dillendiriliyor, Cumhuriyet’in günah keçisi yapılan Vahdettin, bu beylerin istediği tarzda hareket etseydi baş tacı edilecekmiş gibi bir hava yayılıyor etrafa. Oysa tarihin karanlık sayfalarını karıştırdığımızda durumun hiç de böyle olmadığını, Milli Mücadele’ye destek çıkan, hatta onun lehine casusluk yapan hanedan üyelerinin bile istisna getirilmeden yurtdışına sürüldüklerini öğreniyor ve bu iddianın, bir iddia olmaktan çok bir bahane ve silah olarak kullanıldığını fark ediyoruz.

Sultan V. Murad’ın torunu Osman Fuad Efendi, 1895’te doğmuş, askerlik mesleğini tercih ederek generalliğe kadar yükselmeyi başarmıştır. 1911’de İtalyanlar Trablusgarb’a hücum edince Osman Fuad, “icabında merkezi tanımayarak müstakil hareket etmek selahiyetini haiz olmak üzere” grup komutanı olarak bir denizaltı gemisiyle Derne’ye gitmişti. Burada Mustafa Kemal ve Enver Beylerle beraber milis kuvvetleri örgütleyerek bir mücadele başlatmışsa da, 1912’de Balkan Harbi’nin başlaması üzerine hükümet, Trablusgarb’ı düşmana teslim ederek geri çekilmesi emrini göndermiştir kendisine. 18 bin kişilik Osmanlı ordusunu İtalyanlara teslim etmek istemeyen Ferik (Tümgeneral) Osman Fuad, merkezin emrini dinlemeyerek çöle doğru çekilmiş ve kuvvetlerini Tunus’a geçirmişti. Ancak merkezden gelen ikinci bir emirde Trablusgarb’ın İtalyanlara bırakıldığı belirtilince geri dönüp teslim olmuş, Napoli’de 8 ay kadar esir kaldıktan sonra İstanbul’a dönmüştü.

Birinci Dünya Savaşı’nda Süveyş cephesinde görevlendirildiğini görüyoruz Osman Fuad’ın. Stratejik bir görüşme yapmak için gittiği Almanya’dan dönüşte bindiği denizaltı gemisi İngilizlerin hücumuna uğramış, başından ağır bir yara almıştı. 1915’te Sina cephesine tayin olundu, Süveyş cephesinde savaştı ama başarısız olunca Halep’e çekildi. Burada başındaki yaranın yeniden iltihaplanması üzerine ameliyat olmak için Almanya’ya gitti. 1924’te görev icabı Roma’da bulunuyordu. Bir gün ajanslar Osmanlı hanedanının sürgüne yollanacağı haberini geçtiler. Sürgünlerin listesinde kendi ismini de okudu Osman Fuad; yıkılmıştı. Memleketi için yıllarca hizmet veren ve “gâzilik” rütbesine nail olan bir general, sırf hanedandan diye sınır dışı edilmiş, vatanının kapıları yüzüne kapatılmıştı. O günlerde askerî bir kurye, kendisine bir posta ulaştırdı. Mektup Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan geliyordu: “Ana vatan dışında kalışınız için çok esef ederim. İstisna yapamadım. Kanun umumi idi” diyordu. Mustafa Kemal, silah arkadaşı için istisna getiremediğini bildiriyordu.

General/Şehzade Osman Fuad, 1973’te sefalet içinde yaşadığı üçüncü sınıf bir otel odasında hastalanmış ve bir hastane odasında yalnız başına ölünce Paris’te Bobini Mezarlığı’na defnedilmiştir. Vatan hasretiyle son nefesini verdiği günlerde TBMM, Osmanoğullarının Türkiye’ye girişini serbest bırakacak kanunu çıkarmak üzereydi. Göremedi.

Gelelim Fehime Sultan’a

Yıllardan 1920, aylardan Nisan’dır. Milli Mücadele’nin başlarında Ankara’nın gizli istihbarat teşkilatı, sarayın neler düşündüğünü fena halde merak etmektedir. İçeriden bilgi sızdıracak bir köstebek aranmaktadır. Sonunda, çırağ edilmiş (yani evlendirilerek saraydan çıkarılmış) bir cariye vasıtasıyla V. Murad’ın kızlarından Fehime Sultan’a ulaşılır.

Altunizade semtindeki bir köşkte gerçekleşen buluşma, Fehime Sultan’ın özellikle Vahdettin’e ve hanedan mensuplarına yönelik sert eleştirileri, onları gaflet, hatta ihanetle suçlaması ve Milli Mücadele lehine attığı coşkulu nutukla bambaşka bir çehreye bürünür. Ankara’nın istihbarat elemanları şaşkına dönmüştür. Fehime Sultan’ın Damat Ferid Paşa’ya duyduğu öfke, onu tam 2 saat konuşturmuş, bildiği ve gördüğü bütün “mel’anetleri”ni sayıp dökmüştür. Ayrıca sarayın içindeki tasavvur ve teşebbüsleri de anlatmıştır kendilerine. Dahası, İstanbul’daki Millîci gruplardan da haberdar olduğunu, isim isim sayarak zikretmiş ve istihbaratçılara şok üzerine şok yaşatmıştır. Güya bu isimleri ilgililerden başka kimse bilmemektedir!

Bir sonraki buluşmada Fehime Sultan, İstanbul’dan Anadolu’ya gönderilen adamların isimlerini ve gittikleri şehirleri not ettirmiş, kimlerle işbirliği yaptıklarını, hangi amaçla gittiklerini de belirtmekten geri kalmamıştı. Ayrılırken de büyük bir kararlılıkla şu sözleri söylemişti: “Bugünden itibaren benliğini, tıpkı sizler gibi aziz milletimizin selamet ve saadetine adamış bir fedai addediyorum kendimi.” Ezcümle, Fehime Sultan, gizli bilgileri Mustafa Kemal’in adamlarının önüne sermiş ve Milli Mücadele hareketi için bir muamma olan sarayın içini bir ayna gibi aksettirmişti kendilerine.

Peki sonuç ne oldu dersiniz? Anadolu hareketi lehine casusluk yapan ve bu yüzden “kahraman” ilan edilip madalya takılması gereken hanım sultana da bir istisna getirilmemiş ve bir gece kendisini yurtdışında bulmuştu. Fehime Sultan 1929 yılında Nice’de veremden vefat etmiş, ölmeden önce de vatanımıza hitaben açık bir mektup kaleme almıştı. Fransa’da ve Mısır’da basılan bu mektubun Türkiye’de yayınına izin verilmemiş olduğunu söyleyeyim de, varın gerisini siz düşünün.

Yani Vahdettin, Milli Mücadele’ye taraftar olsaydı bile sonuç değişmeyecek, 1924 Mart’ında o da sürgünü boylayacaktı. Atatürk’ün silah arkadaşı Osman Fuad Efendi ve Milli Mücadele lehine casusluk yapan Fehime Sultan’ın durumları, başka türlüsünü düşünmemize elvermiyor çünkü.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 04/09/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:09   #2 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan


mustafa erdoğan kendini plato yada sokrates zannediyor
öyle makale yazıcam dıye kafadan atmayla olmuyor bu işler
tarih okusun
vahdettının kıme taraf oldugunu anlıyıcaktır
ama araştırmak zaman ıster
araştırsaydı zaten böle hergun bı makale yazamazdı
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:24   #3 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


bunlar hergün yazılmış makaleler deil hocam , kendi arşivimdekileri paylaşıyorum.normalde bu makaleler haftada bir yayınlanıyor ama elimde geniş bir arşiv olduğundan bu şekil veriyorum

Not:eğer yazıları okuma zahmetine katlanırsan en sonda yayınlanış tarihini görebilirsin
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:29   #4 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,991
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 13548
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan


Mustafa Armağan'ı tanımadan eleştirmek büyük bir bedbahtlık olsa gerek. Bugüne kadar yazdıkları ile doğruları cesurca ortaya çıkaran ikinci bir tarih araştırmacısı yoktur. Onu iyi anlamak ve tanımak için önce kitaplarını okumak lazım.
Hiç bilmeyenler için dipnot düşmek lazım stinq. Her pazar Zaman Gazetesinde yazısı yayımlanıyor diye
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:44   #5 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan


isterse times dergisinde yazsın ama araştırma tapmadan yazdığı belli
bunu şurdan anlıyorsunuz zaten
Alıntı:
Yani Vahdettin, Milli Mücadele’ye taraftar olsaydı bile sonuç değişmeyecek,
vahdettini mustafa kemalden yana olduğu belliydı zaten
bunun onca kanıtı var
yanı vahdettın kurtuluş savaşında taraftı
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:46   #6 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


hocam artık en sonda yayınlanış tarihinide veriyorum ama nedense bu kısmı görmüyorlar daha dogrusu GÖREMİYORLAR..!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-17-2007, 23:51   #7 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan


stinq yayınlanış tarihini verip benım cok hızlı makale yazıyor cumleni çürütmen yınede kendısını haklı göstermez
6 .Mehmet yanı vahdettın musta kemalın yanında yer almıştır yani taraflı davranmıştır
taraf olsaydı cümlesi o yüzden yanlış
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-18-2007, 00:14   #8 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,991
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 13548
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan


Düveli muazzamanın baskısı Mustafa Kemali Samsuna göndermesine neden olmuştur. Onun ve yanındakilerinin düşüncelerini biliyor olması tamamen yanında olması anlamına gelmiyor. Zaten yıkıldı yıkılacak bir devlet yapması gerekeni yapmış bir Sultan idi.
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-18-2007, 00:15   #9 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan


hocam yazının tamamını okuyp eleştirsen daha sağlam eleştirebilirsin....ve tuna hocam zaman gazete ekini işaret etmekle haftada bir yazildigini ( makalenin ) işaret etmek istedi sanırım...yoksa ben mustafa armağanın yazılarını nerde yazarsa yazsın okurum ve de paylaşmaktan çekinmem
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-18-2007, 00:15   #10 (permalink)
yine yalnız
 
Giriş: Nov 2006
Mesaj: 9,274
Tecrübe Puanı: 29
Rep Puanı: 1733
Rep Derecesi: USER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant futureUSER has a brilliant future
USER is offline  
Varsayılan


msndede anlattığım gibi abı daha sonra mustafa kemalın kendı agzından yazdıkları ve söyledıgım kanıtlar durumu gösterıyo
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 02:40.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382