Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Bizans İmparatoru’nu bile yeniçeriler koruyordu

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-21-2007, 09:03   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Bizans İmparatoru’nu bile yeniçeriler koruyordu


Doğrusu, Ahmet Yaşar Ocak gibi değerli bir tarihçimizin kitabında okuyunca üzülmedim desem yalan olur. Ocak’a göre Fatih, Şeyhülislamlığı “Bizans’taki Patriklik makamının statüsüne benzer bir biçimde” örgütleyip kendine bağlamış, böylece yalnız siyasî otoriteyi değil, dinî otoriteyi de temsil eder olmuştur. Ne var ki, aynı yazar birkaç sayfa ileride Şeyhülislamın Papa ve Patrik gibi bir otoritesi bulunmadığını, kilise benzeri bir kurumun temsilcisi olmadığını, sadece dinî bürokrasinin “en üst kademesini” temsil etmekle yetindiğini söyleyerek bizi şaşırtıyor (”Zındıklar ve Mülhidler”, İst. 1998, s. 93, 96).
‘Bizans etkisi’ tezinin çelişkilerini sayıp dökmek değil niyetimiz. Lakin Oryantalistlerin bu tarafgir tezinin bu haliyle tekrar edilmesinin, Bizans tarihi ve Patriklik hakkında yeterince bilgi sahibi olmamaktan, yani ‘karşı taraf’ın tarihini yeterince bilmemekten ileri geldiğini sanıyorum. Oysa Patrik’in Sinod’un seçimiyle işbaşına geldiğini, İmparatorun sadece bu seçimi onadığını, fiilî -hukukî değil- bir azil yetkisi bulunduğunu, Patriğin kendi başına kararlar alıp icraatlarda bulunabildiğini, İmparatora denk olmasa da gücünü ve meşruiyetini başka kaynaklardan alan bir vasfı olduğunu bilmezsek kolayca yanılgıya düşebiliriz.

Halbuki Osmanlı idaresinde Şeyhülislamın dengi, ancak Sadrazam olabilmiştir, Padişah değil. Hatta karar verme noktasında Sadrazamın bir altında yer aldığını ve Şeyhülislamın onun tercihi üzerine Padişah tarafından atanıp azledildiğini biliyoruz. Padişah sadece Şeyhülislamın karşısında ayağa kalkar ve onun elini yalnız Şeyhülislamlar öpmezdi. Ama Şeyhülislam saygı noktasında Sadrazamdan bir adım öndeydi. Öte yandan Patriklik devletin haricinde bağımsız bir ruhban örgütüdür. Patrik ise Papa gibi bütün Ortodoksların başı değil, sadece Doğu özerk kiliselerinin eşitler arasında birincisi ve sözcüsüdür. Bu örgüt yapısının Şeyhülislamlık gibi büyük ölçüde idarî bir makamla ve “meşihat payesi”yle, yani bir yaptırım ve yargılama gücü olmayan fetva verme yetkisiyle kıyaslanması doğru olmaz. Nitekim Hezarfen Hüseyin Efendi’nin “Telhisu’l-Beyân”daki sözleri, bu iddialara bir tür cevap gibidir: “Dinin başı Şeyhülislam, devletin başı da Sadrazamdır, ikisinin de başı Padişahdır.” Bu 17. yüzyıl metninden çıkan sonuç, Osmanlı düzeninde Patrik-İmparator ve Şeyhülislam-Padişahın birbirlerine denk çiftler olmadığıdır. Osmanlı düzeninde Şeyhülislam ancak Sadrazamın dengi olabilir -saygı boyutu hariç.

Neyse, demek istediğim, Bizans’ın Osmanlı kurumlarına etkisini vurgulayan araştırmacılar, bazı dış benzerlikleri abartma eğilimindedirler. Onlardan kaba benzetmeler yerine daha rafine karşılaştırmalar yapmalarını beklemek hakkımızdır.

Bugün Bizans etkisi tezini savunanların nedense dikkatlerini çekmeyen çarpıcı bir noktaya işaret edeceğim. Osmanlının Bizans’tan değil, Bizans’ın Osmanlı’dan aldığı bir kurumun, hem de şu bizim bir türlü kimseye beğendiremediğimiz yeniçerilerin fetihten önceki İstanbul macerasından bahsedeceğim. Yanlış duymadınız, Bizans ordusunda kurulan bir yeniçeri birliğinden söz ediyorum. Ne zaman mı? Biraz eskilere dayanıyor hikâyemiz; Fatih’ten de eskilere.

Hani şu Bizans da az çekmemiştir Osmanlı’nın elinden! Mesela sırf Osmanlı korkusundan İmparator V. İoannes’in 1369’da Roma’ya kadar gidip Papa’nın ellerini, ayaklarını ve “ağzını” öptüğünü ve ancak önünde üç kere diz çöktükten sonra Katolik mezhebine kabul edildiğini biliyor musunuz? Ya da 1438-39 yıllarında Ferrara ve Floransa’da toplanan Ortodoksluk ile Katolikliği birleştirmeyi amaçlayan toplantılara, Bizans İmparatoru’nun ancak II. Murad’ın izni ve sıkı tembihleriyle gidebildiğinden haberdar mıyız? Haberdar olmadığımız bir başka nokta da Floransa’daki toplantıya giden İmparatorun maiyetindeki yeniçeri birliğidir.

Mersin Üniversitesi öğretim üyelerinden Mustafa Daş’ın “Türklük Araştırmaları Dergisi”ndeki (Eylül 2002) makalesi, bu yolculuk sırasında İmparatorun yanında bulunmuş Syropoulos adlı Bizanslı din adamının hatıratından yola çıkarak Bizans-Osmanlı ilişkilerine yeni bir kapı açmaktadır. Hatıratta Patriğin, Bizans İmparatoru’nun maiyetinde yeniçerileri İtalya’ya kadar götürmesine içerlediği belirtiliyor. Ama sebep, yeniçerilerin tehlikeli bulunması değil, “masraflı” bulunmasıdır. ‘Kendimize baktık da onlar mı kaldı?’ düşüncesindeymiş Patrik. Ferrara’da yeniçerilerin bir manastıra yerleştirildiğini öğreniyoruz. Ancak İmparatorun yeniçeri birliğini yanında götürmesinin hikmeti sonradan anlaşılmıştır. Papa, İmparatora baskı yapıp birleşme anlaşmasını zorla imzalatmaya kalkarsa müdahale etsinler diye götürülmüştür yeniçeriler. Nitekim böyle bir baskı anında yeniçerilerin caydırıcı güç olarak işe yaradıkları anlaşılıyor. Ancak Syropoulos zavallı ‘badigard’ yeniçerilerin çok yoksul olduklarını ve piskopostan yardım istediklerini de yazıyor. Piskopos da onlara yanındaki kutsal eşyalardan vererek satmalarını ve bu parayla ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlamıştır. Çünkü pek de misafirperver birisi olmadığı anlaşılan Papa, 700 kişiyi bulan bu kalabalık misafir ordusunun masraflarını üstlenmekten kaçınmış, ‘başınızın çaresine bakın’ tavsiyesinde bulunmuştur İmparatora!

Daş’a göre 1371 yılından itibaren Osmanlı Devleti’ne tâbi bir prenslik haline gelmiş olan Bizans’ta Selçuklular devrinden itibaren Türk askeri bulunduğu, bunlara “Turkopol” denildiği ve Hıristiyan Türklerin sarayda muhafız birliği olarak görev yaptığı bilindiğine göre, İtalya’ya götürülen yeniçerilerin varlığı da sürpriz sayılmamalıdır.

Velhasıl, kaderi Osmanlı’ya bağlanmış bir Bizans’ın etkileyen taraf mı yoksa etkilenen taraf mı olacağına siz karar verin. Ya da bırakın İtalya’da bile İmparatoru koruma işini üstlenen yeniçeriler konuşsun!

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 01/05/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 02:00.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382