Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Fatih, bir gün gemileri dağlardan uçurmuştu!

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-21-2007, 09:15   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Fatih, bir gün gemileri dağlardan uçurmuştu!


Gemilerin karadan yürütülmesi işlemi, II. Murad döneminde Gazi Umur Bey tarafından başarıyla gerçekleştirilmiş. Bu büyük komutan, Yunanistan’daki Korint berzahından gemileri aşırarak İnebahtı körfezine indirmeyi başarmıştır.
Fatih Sultan Mehmed 1453’te gemileri gerçekten de karadan yürüttü mü? Bu soru, gerçek bir ‘soru’ olarak ele alınmayıp dedikodularımıza malzeme yapıldığı sürece fethin üzerindeki gölgelerden kurtuluşumuz yok. Ayrıntıların iktidarına sahip olamayan hiçbir tarih, muktedir olamaz çünkü. Zaman zaman meydana, pardon medyaya çıkıp gerine gerine “Gemilerin karadan yürütüldüğü, hikâyeden başka bir şey değil” diyenler bu gölgelerden istifade ediyorlar aslında. Öyleyse ayrıntı, biraz daha ayrıntı lütfen!

Malumu ilam edelim mi biraz: Tam tarihini de verelim, o zamanki takvimle 21 Nisan Pazar gecesini 22 Nisan Pazartesi’ye bağlayan gece (doğru tarihi bulmak için bunların üzerine 10’ar gün ilave etmemiz gerekir) Fatih’in emriyle 40 ila 80 parça olduğu rivayet edilen bir deniz gücü Tophane limanından karaya çekilmiş ve Tepebaşı civarından Kasımpaşa limanına indirilmiş, böylece İstanbul yarımadası, çepeçevre kuşatılmış oluyor, fethe doğru güçlü bir adım atılıyordu. Bu operasyon, Bizans güçlerini üçe bölmüş ve sur içinde hüzün, Müslümanlar arasında ise sevinç rüzgarları estirmiştir.

Kabaca olay bu. Gelgelelim, işin ayrıntısına girdikçe mesele karmaşıklaşır, çünkü rivayetler muhteliftir. Birbirini tamamen tutan iki anlatı bulmak neredeyse imkânsızdır. Gemilerin hangi güzergâhtan çekildiği ayrı bir sorundur. Nasıl çekildiği de. Yalnız şu noktada tam ittifak vardır: Gemiler karadan yürütülmüştür.

En ayrıntılı anlatılardan birisini, kuşatma sırasında İstanbul’da bulunan Nicolo Barbaro’nun günlüğünde buluyoruz. Barbaro, bu olayı sıcağı sıcağına yaşayanlardan biridir. Bu nedenle büyük önem taşır anlattıkları. İsterseniz onun tercümanı olayım size.

Osmanlı gemileri nerede demirlemiştir o sırada? Bugünkü Dolmabahçe Sarayı’nın bulunduğu noktada mı yoksa Tophane sahillerinde mi? Tam belli değildir. Belli olan bir şey varsa o da Fatih’in emri üzerine gemilerin harekete geçtiği, bütün askerlerini karaya çıkarttığı, gemilerin geçeceği güzergâhın bir tramvay yolu gibi tesviye edildiği, hatta çağdaş bir ressamın eserinde gördüğümüz gibi yer yer kazıldığı, “Pera şehri üzerinde bulunan dağ”ın ise düzlenmediğidir. Yani gemilerin geçeceği güzergâhta var olan bütün engeller temizlenmiş ve rahat geçmeleri için tepeler dahi düz bir hale getirilmiştir. Anlaşılan bu yolu açmak için müthiş bir hafriyat çalışması yapılmıştır.

Dahası, Barbaro diğerlerinden farklı bir tarif yapıyor ve yuvarlatılmış taşlarla döşenmiştir bu güzergâh, diyor. Düşünün, bütün bu yola, mıcır döker gibi, özel olarak yuvarlatılmış taşlar dökülmüş ve bunlar iç yağıyla mükemmel bir şekilde yağlanmıştır. (Taşların bu yağlanmış halini düşünürken, gözümün önüne eskiden Şişhane’ye yağmur yağdığı zaman parke taşların parlaması geliyor nedense.) Ve Fatih’in emriyle operasyon başlar. Önce bir deneme yapılması lazım gelmez miydi? Bunun için ufak teknelerle işe başlanır. Büyük bir kalabalık tarafından bu iş kısa bir sürede gerçekleştirilince asıl büyük gemilerin çekilmesine geçilir. 15 ila 22 çifte küreklilerin de içinde bulunduğu toplam 72 gemi, bu şekilde yağlanmış taşlar üzerinden kaydırılarak Haliç’e indirilir. Bunları sakin sakin anlatan Barbaro’nun beşerî tepkisi gelmekte gecikmez: “Bu alçak insanların yaptığı gibi karadan gemi yürütme işi dünyada görülmüş şey değildi.”

Bu, olayın Bizans surlarının içinden görünüşü. Peki “bizim” cephede durum nasılmış?

Olayın görgü şahitlerinden bir diğeri Tursun Bey ise Fatih’in kadırgalar ve yüksek kayıkları karadan çektirip Haliç’e salmayı tasarladığını, bunun için de ceraskar sanatında usta mühendisler ve denizcileri toplayıp planlama yaptırdığını, gemileri rengarenk bayraklarla süslediklerini, gemilerin yelkenlerini tıpkı denizde imişçesine açtırdıklarını ve Galata “ensesinden”, yani hemen üstünden “havadan yürüttüklerini” söylemektedir. Bu “havadan yürütme” tabiri de esrarengizdir. Ancak bundan sonra kullandığı tabir daha da ilginçtir: “Belki de uçurdular.” Allah Allah! Tursun Bey bize başka bir şey mi anlatmak istemektedir acaba? Gemilerin hem havadan yürütüldüğünü söylüyor, hem de uçurulduklarını. Muhtemelen gemilerin yokuştan aşağıya büyük bir hızla kaydığını anlatmak istemiştir bu sözleriyle.

Gemilerin karadan yürütülmesi işlemi, bu tarihten 13-14 yıl kadar önce, II. Murad döneminde Gazi Umur Bey tarafından başarıyla gerçekleştirilmiş, yeterince tanımadığımız bu büyük komutan, Yunanistan’daki Korint berzahından gemileri aşırarak İnebahtı körfezine indirmeyi başarmıştır. Yani aslında bu tekniği ne ilk kullanan kişiydi Fatih, ne de son kullanan. Fatih’in daha sonra Belgrad (1456) ve Eğriboz (1470) kuşatmalarında da aynı şekilde gemileri karadan yürüttüğünü biliyoruz.

Fatih’in bu operasyonunun amacı konusunda da birkaç şey söylemek gerekir: 1) Üç adet Venedik gemisinin Haliç’e girmesine engel olunamayışının ordu içerisinde meydana getirdiği paniği yatıştıracak ve moral aşılayacak bir tür “B Planı” olarak tasarlanmıştı. 2) Bizans’ın moralini bozup savunma kuvvetlerinin üçe bölünmesini sağlayacaktı. 3) Asıl amaç da Haliç’te Türk kuvvetlerini birleştirecek bir köprü kurmaktı. Zira yaklaşık olarak bugünkü Cibali ile Azapkapı arasında uzanan Unkapanı Köprüsü’nün yerinde bir köprü kurmak suretiyle Topkapı’daki kuvvetlerin Rumeli Hisarı civarındaki kuvvetlerle takviyesi bu köprüyle mümkün olacaktı. Nitekim 70 kadar geminin yan yana dizilerek bir köprü haline getirildiğini ve aynı zamanda üzerlerine yerleştirilen toplarla kara surlarına ateş ettiklerini öğreniyoruz kaynaklardan.

Velhasıl gemilerin karadan yürütülmesi konusunda bir tartışmaya gerek yok. Asıl tartışılması gereken, bunun nasıl gerçekleştirildiği ve amacının ne olduğu.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 15/05/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 02:04.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382