Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Orda Bir Osmanlı Cumhuriyeti var uzakta

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-26-2007, 20:43   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Orda Bir Osmanlı Cumhuriyeti var uzakta


Masamda Budapeşte’de yayınlanan “Acta Orientalia”nın mavi ciltleri bir dondurma gibi erirken, gözüm bir yazının başlığına mıhlanıyor. N. H. Biegman, şimdi Hırvatistan sınırları içinde kalmış olan Dubrovnik Cumhuriyeti vatandaşlarının Osmanlı Devleti lehine Avrupa’da casusluk yaptıklarını ve bu işi kurumlaştırdıklarını anlatıyor ki, hayret duygularım iyiden iyiye gıdıklanıyor. Nasıl? Şu nüfusunun kahir ekseriyeti Katolik olan ve Osmanlı kaynaklarında “Lâtin” diye geçen Dubrovnik halkı mı Osmanlı lehine casusluk yapmış? Hem de Venedik’e, Habsburglara ve olası bir Haçlı İttifakı tehlikesine karşı? İyi de bu adamların dinleri Roman Katolik, dilleri İtalyanca, ticari çıkarları da Hıristiyan alemiyle birlik olmakta yatmıyor muydu? Öyleyse neden Osmanlı Devleti hesabına bu casusluk faaliyetlerinin içerisine girdiler ki?
İlk başta bilmemiz gereken husus, Dubrovnik ya da Raguza Cumhuriyeti’nin, daha II. Murad döneminden itibaren Osmanlı hakimiyetini kabul etmiş olan Adriyatik Denizi kıyısındaki bir ticaret devleti olduğudur. Ama asıl önemli olan nokta, Osmanlı’nın görkemini bir kere daha cilalamaktadır: Raguza, yöneticileri eliyle teslim edildiği için Osmanlı Devleti tarafından “otonom” bir bölge haline getirilmiş, iç işlerine karışılmamış, sadece savunmaları üstlenilmiş, buna mukabil, yılda sadece 12,500 duka vergiye bağlanmıştır. Her yıl iki Osmanlı vergi tahsildarı gider, defterleri kontrol eder ve hesapları görüp dönermiş.

Venedik illerinde hörgüçlü develer

Buna mukabil Raguzalı tüccarlar kendilerine, at oynatacakları o kadar geniş bir saha bulurlar ki, Osmanlı fetihleri Balkanlardan Orta Avrupa’ya doğru bir şimşek hızıyla ilerlerken, arkasındaki “tüccar bulutu”nu da (tabir, çağımızın 24 ayar tarihçisi Fernand Braudel’e aittir) beraberinde sevk etmektedir. Böylece Osmanlı fetihlerinden önce Macar Krallığı, Venedik ve Bizans’ın hegemonyası altına girmekle tehdit edilen Raguzalı tüccarların önüne akıl almaz bir pazar, yani çil çil altınların deryası açılmaktaydı. Bu pazarın bir ucu Hindistan’a değerken öbür ucu Londra’ya dayanmaktaydı. Böylece 16. yüzyıl, Dubrovnik’in tarihinde görüp görebileceği en ihtişamlı ve refah dolu yüzyıl olacaktı. Braudel’e göre, Avrupa topraklarında deve kervanlarının ayak bastığı her yere Osmanlı kılıcı değmiş demektir. Balkanlar, Doğu Akdeniz iskeleleri, Dalmaçya kıyılarındaki Split, hatta Osmanlı kervanlarının ‘yolgeçen hanı’na çevirdikleri Venedik sokaklarına kadar develerin adım atmadıkları şehir kalmamıştır adeta. Hatta, diyor tarihçimiz, 1937’de, o romantik devirlerin içinde gezinen deve kervanlarıyla ilgili hikâyeleri bizzat Dubrovniklilerden dinlemiştim. Osmanlı’nın ticaretten anlamadığına nice yeminler edersek edelim, Osmanlı ekonomisinin hareket dolu evrenini, tek ve çift hörgüçlü develerin Cebelitarık’tan Hind ve Kuzey Çin’e, Arabistan çöllerinden Astrahan ve Kazan’a kadar engin bir coğrafyada yaptıkları bitmek bilmez yolculuklar kurmuştur.

Peki Osmanlılar niye bu kadar önem vermiştir Raguza’ya? Aslında bunun cevabı birden fazla: 1) Raguza’nın ekonomik olarak kalkınması ve zenginleşmesi, tam da Osmanlıların ezelî rakibi olan Venedik ekonomisinin elinden Avrupa’da Doğu ticaret yolları tekelinin alınması ve ekonomik olarak çökertilmesi anlamına geliyordu. 2) Bir tür serbest ticaret bölgesi haline getirilen Raguza’da tüccara tanınan düşük gümrük tarifesi, onların Avrupa içlerine yapacakları ihracatta mallarını ucuzlatıyor, dolayısıyla rekabet şanslarını artırıyor, yükselen iş hacminden Osmanlı maliyesi de vergi yoluyla fazlasıyla nasipleniyordu. 3) Raguza, Osmanlı’nın “Batı’ya açılan penceresi”ydi. Bu pencere vasıtasıyla Avrupa’da üretilen hayati önemdeki silahların takibi yapılıyor, dahası, Avrupa ahvali hakkında istihbarat elde ediliyordu.

Dubrovnik’te Osmanlı MİT’i iş başında

İşte sözünü ettiğimiz casusluk faaliyetlerinin Raguza’da bunca yaygın olmasının sebebi bu. Dubrovnik bir açık pazar olduğundan Batılı ve Doğulu tüccarlar burada buluşuyor, dolayısıyla Raguzalı casuslar rahatlıkla Osmanlı Devleti hesabına bilgi toplayıp merkeze yollayabiliyorlardı. Belki sokaklarında Osmanlı askeri göremezdiniz Raguza’nın; ama çıkarı Osmanlı hakimiyetinin sürmesinden yana olan Raguzalılar, Venedik aleyhine yalnız casusluk yapmakla yetinmemiş, mesela 1570’de Venediklilerin yardım isteğini de geri çevirmişlerdi. Nitekim yazar, Kanuni ve II. Selim’in, Dubrovnik beylerinin şifreli mektupları sayesinde Avrupa ahvalinden nasıl haberdar olduklarını örnekleriyle ortaya koymaktadır.

Daha da ilginci nedir, biliyor musunuz? Bu casusluğu yapan “beyler”, aslında bir Cumhuriyet’in, Dubrovnik Cumhuriyeti’nin tüccar-senatörleriydi. Bu soylu senatörler sırayla birer ay başkanlık yaparak yönetime katılıyorlardı. Bu uygulama, Osmanlı hakimiyetinde de devam etti ve kimse de kalkıp ‘Osmanlı Devleti bir saltanat rejimidir, bu ne herze yemektir’ demedi Raguzalılara. Sonuçta Osmanlı yönetimi, kendi bünyesinde taş gibi bir Cumhuriyetin yaşamasına izin vererek çok renkliliğine bir yenisini daha eklemiş oldu. Ne gariptir ki, Osmanlıların yaşaması için çaba sarf ettiği bu Cumhuriyet, 1806’da Napolyon’un “uygar” ordusunun elinde son nefesini verecektir!

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 02/01/2005 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:38.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382