Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » 1421: Çin’in Amerika’yı keşfettiği yıl

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-28-2007, 16:11   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan 1421: Çin’in Amerika’yı keşfettiği yıl


Yer Bangkok Havaalanı. Masaj salonlarından elektronik eşya satılan marketlere kadar birçok mağazanın önünden hızla kayan gözlerim, ufacık bir kitapçı vitrinine mıhlanıp kalıyor. Bir mıknatısın cazibesine kapılmış demir tozu gibi ilerliyorum kitapçının önüne. O, evet, gelmeden önce defterime koyu bir kalemle kaydettiğim kitap, kırmızı kapağıyla gülümsüyor bana. Elime alıyor, okşuyorum. Bu bir vuslat sahnesi ama mutlu sonu biraz geciken bir vuslat.
Bir sahaf dostum, “Yeni kitabı çıkınca, eski kitabı bulunca alacaksın” demişti ya, o sırada havaalanında her şeyin pahalı satılacağına dair eski bir sabit fikrime kurban verdim kitabı. Hem nasıl olsa birazdan Tayvan’a uçacak ve orada çok daha ucuza alabilecektim. Sevgili yol arkadaşım İbrahim Özdemir de uyardı ve o tarihî sözünü (”Almayıp da pişman olacağına alıp da pişman ol”) söylediği halde parmaklarıma saçlarını dolamaya uğraşan sevgili kitabımı usulca yerine bıraktım. Sen misin bırakan? Meğer kitabın küsmesi yanında, kadınların küsmesi hiç kalırmış. Tayvan’a doğru yola çıktık ama kitap zihnimden çıkmak bilmiyor. Bulutların arasından göz kırpan o, arada bir uyuyup uyandığımda şekerlemelerim arasına bir sis gibi sızan o, hosteslerin tepsilerinde önüme sürekli servis yapılan o. Taipei’ye iner inmez ilk işim kendimi İngilizce kitap satan bir dükkâna atmak ve burada bulunacağına emin olduğum kitabıma kavuşmak, kavuşmak ne kelime, sıkı sıkıya sarılıp bir daha sadakatsizlik yapmayacağıma yemin billah etmek isteği kabarıyor içimde.

Kitapların intikamı pek feci olurmuş meğer. Taipei’de altın yüzlü çocuklar karşılıyor bizi. İbrahim, Yavuz, Atilla... Hoş beşten sonra kendilerine yönelttiğim ilk soru, kanayan yaramla ilgili oluyor tabiatıyla. ‘Abi’ diyorlar, ‘kesin vardır burada. Hem burada öyle büyük İngilizce kitap satan yerler var ki, Avrupa’da, Amerika’da bile benzerleri zor bulunur.’ Bu garantiden sonra geceyi huzurlu geçiriyorum.

Ertesi günü toplantıdan sonra “Page One” adlı bu dev kitapçıya gidince resmen dudağım uçukluyor. Bir mahalleyi andıran bu kitapçı dükkânında yok yok. Çince, Tayvanca, İngilizce, Fransızca, Almanca kitaplar ayrı ayrı sokaklarda oturuyorlar. Cepheden huruç harekâtına girişmeden önce görevliye soruyorum, ‘Gavin Menzies’in “1421: The Year China Discovered the World” (1421: Çin’in Dünyayı Keşfettiği Yıl) adlı kitabı var mı?’ Bulunacağından o kadar eminiz ki, görevlinin yüzümüze tuhaf bir ifadeyle baktığını bile neden sonra fark ediyoruz. Görevli, biraz şaşkınlıktan olacak, çekik gözlerini iyice büzen bir tebessümle söylediği, ‘Çok ilginç, bu kitabın son kalan nüshasını iki saat önce bir beyefendi gelip satın aldı’ sözleri takırtıyla düşüyor aramıza. Hepimiz olanca hayret nidalarımızı fora ettikten sonra iyice merak ediyoruz. Bizden iki saat önce gelip de Bangkok’ta geri bıraktığım kitabı alan bu meçhul şahıs kimdi?

İş inada biniyor ama olsun, azmin elinden ne kurtulmuş!

Yavuz Bey, ‘Merak etmeyin’ diyor, ‘ondan da büyük bir kitabevi var Taipei’de, hem de 24 saat açık.’ 24 saat açık? Eczane mi bu? Gülümsüyorlar hayretimize. Ertesi akşam da adı “Esslitt” olan bu kitabevi zincirinin en büyük halkasına gidiyoruz. Saat, gecenin 10’u. Hafta içi ve iğne atsanız yere düşmüyor. Özellikle kitap alacak parası olmayan öğrenciler, yayılmışlar zemine ve saatlerce okuyorlar oturdukları yerde. Bir Allah’ın kulu da kalkıp ‘Yahu kardeşim, eskittin şu kitabı, bırak artık’ demiyor.

Derken Yavuz Bey yüzü aydınlanmış bir vaziyette geliyor yanımıza; kitabı bulmuş. Ama ufak bir ironinin gizlendiğini anlıyoruz bu gülümsemenin ardına. Meğer bulduğu, kitabın Çince çevirisiymiş! İngilizcesini sorduğumuz görevlinin cevabı yine aynı oluyor: ‘Üzgünüz. Bugün öğleden sonra bir müşteri gelip son nüshayı satın almış.’ ‘Peki, deponuzda filan yok mudur?’ diye soruyoruz hırsla. Bilgisayar tuşundan kalkan baş, kitabın en erken 2 ayda gelebileceğini söylüyor. Biz kitapçıdan ayrılırken saat gecenin 11’iydi ve içerisi sessiz bir kalabalığın bir ayindeymişçesine kitaplar üzerindeki soluksuz gezisi devam ediyordu.

Nasıl olur? Her iki kitapçıda son nüsha kalacak ve biz gitmeden birkaç saat önce her ikisi de satılacak. Havsalamız almıyordu ama kitap benden intikam almaya devam ediyordu. Bu arada arkadaşların aklına fakiri teselli edecek bir fikir geliyor. ‘Buralarda bir Çinli tarihçi var, bu işleri gayet iyi bilir. Bari sizi Peng Bey’le tanıştıralım da, o size kitap hakkında bilgi versin’ diyorlar. Çaresiz, razı oluyorum bu amortiye.

Peng Kuang-Kai, güleryüzlü, yardımsever, bilgi dolu bir Çinli uzman. Tayvan’da oturuyormuş. Hasbihalden sonra giriyoruz malum konuya. Bu olayın aslında Çinli tarihçiler tarafından evvel eski bilindiğini söylüyor bize Peng. Yani bütün dünya, Amerika’yı Kristof Kolomb’un keşfettiğini papağan gibi tekrarlarken, Çinli tarihçiler dünyaya kıs kıs gülüyor ama cehaletlerini yüzlerine vurmuyorlarmış. ‘Varsın öyle bilsinler. Hakikat nasılsa bir gün ortaya dökülür’ diyorlarmış. Derken, Gavin Menzies adlı Çin doğumlu ama İngiliz Bahriyesi’nden emekli bir araştırmacı çıkıp da kitabı 2 yıl önce İngilizce yayınlayınca, Avrupa ve Amerika’daki uzmanlarda şafak atmış. Kolomb’dan hem de 70 yıl önce Çin Deniz Kuvvetleri Komutanı Zheng Ho (kendisinin Müslüman olması ise ayrı bir ilginçlik katıyor hikâyeye), yaptırdığı yüzlerce gemilik bir filoya ‘İleri!’ emrini vermiş: “Ufkun ardındaki ve yeryüzünün sonundaki ülkelerin hepsi size tabi oluncaya, ne kadar uzak olurlarsa olsunlar batıdaki ülkelerin en batısına, kuzeydeki ülkelerin en kuzeyine kadar gidin.’

Peng’in verdiği bilgiler bir parça da olsa rahatlatıyor beni. Doğru iz üzerinde olduğumu görüp şükrediyorum. Üstelik de gelecek yıl Çin’de Zeng Ho üzerine yapılacak bir uluslararası toplantıya davet ediliyorum Peng tarafından. Nihayet Bangkok havaalanında heyecanlı bir kovalamacadan sonra küstürdüğüm kitabımın göz kırptığını görüyorum. Alıp okşuyorum saçlarını uçakta. Bayram sabahı Yeşilköy Havaalanı’na indiğimizde kitabın konusunun mu yoksa onu kaybedip sonra buluşumun öyküsünün mü daha ilginç olduğuna karar veremiyorum. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Bir hafta daha bekleyip bunca kovalamacadan sonra sizin için yapacağım değerlendirmeyi merak etme sırası sizde sevgili okur.

Görüyorsunuz, yazı dediğiniz şey öyle kolay yazılmıyor...

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 21/11/2004 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:23.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382