Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Sultan Osman nasıl “Genç Osman” yapıldı?

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-02-2007, 16:49   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Sultan Osman nasıl “Genç Osman” yapıldı?


1622 Mayıs’ında Osmanlı padişahı II. Osman’ın henüz 18 yaşındayken feci bir şekilde öldürülmüş olması, onu, bir semaîde geçtiği gibi, “genç bir arslan” katına yükseltmekle kalmamış, Osmanlı tarihinin ilk büyük reformcusu, ilk milliyetçi padişah ve ilk laik yönetici gibi birbiriyle çelişen birçok etiketin karanlık labirentlerine de gömmüştür.
Kimdi sahiden de “bu” Genç Osman? Neler yapmak istemişti? Neden böylesi feci bir ölümle noktaladı hayatını? Ve neden ölümünden sonra bir laiklik kahramanı, bir milliyetçi “başbuğ”, bir büyük reformcu olarak kutsandı tarihçilerimiz tarafından? Dahası, çektiği acılar biz tarih tüketicileri tarafından neden bu kadar derinden hissedildi? Daha kışkırtıcı bir tarzda soracak olursak, tarihte yaşamış Sultan II. Osman ile tarih kitaplarımızdaki “Genç Osman”, birbirlerini tanıyorlar mıydı? Ya da şöyle sorarak ilginizi iyice kırbaçlayayım: Tarihçilerimiz bize II. Osman’ı “Genç” göstermek için hangi geçmiş zaman aynalarını kırdılar ve onu bize bu kırık aynaların arkasından seyrettirdiler yıllar yılı?

Baki Tezcan’ın “Osmanlı” ansiklopedisinin 7. cildine yazdığı “II. Osman örneğinde “ilerlemeci” tarih ve Osmanlı tarih yazıcılığı” başlığını taşıyan çarpıcı makalesi ile geçen eylül ayında TESEV’de yaptığı “II. Osman’ı Gençleştirmek: Osmanlı Tarihyazımı ve Türk Modernleşmesi” başlıklı konuşma kadar Gabriel Piterberg’in 2003’te California Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan “An Ottoman Tragedy” adlı değerli çalışması da, Genç Osman’ı artık farklı gözlerle değerlendirme vaktinin gelip çattığını hatırlatıyor bize. “Ne yani, Genç Osman’ı da mı elimizden alacaksınız? Bu kadarı da fazla!” diyenler varsa şimdiden gözlerini başka yazarlara çevirsinler derim. Bu köşe, yorulmayı göze alanların köşesi. (Ne dersiniz, bilmem, bu köşenin girişine şöyle bir yazı asmayı düşünüyorum: “Dünyada kolay bir şey yoktur, bizim için birileri tarafından kolaylaştırılmış şeyler vardır. Biz, kolaylaştırılarak ağulanan beyinlerimizi, zorlaştırarak iyileştiriyoruz.”)

Sultan Osman nasıl “genç”leşti?

Önce Baki Tezcan’ın ana tezini onun ağzından aktarmak istiyorum: “17. yüzyıl tarihçilerinin büyük çoğunluğu Osman’ın katlini şiddetle kınamış olsalar da kendisinin tahttan indirilmesini çok başka bir çerçeveden izlemişlerdir. Osman gençtir, tecrübesizdir, inatçıdır; kendine çok kötü akıl hocaları seçmiş ve onların olumsuz etkilerinden kurtulmayı becerememiştir. Kendisine karşı harekete geçen askerin yaptıkları ise 17. yüzyıl tarihçilerinin çoğunca meşrû gösterilmeye çalışılır… Buna karşılık 20. yüzyılda Osman’ın hal’i ve katli, 17. yüzyılın başlarında yeşermeye başlayan Osmanlı reform hareketinin gerici çevrelerce daha doğmadan öldürülmesi olarak sunulur. Bu bakış açısına göre II. Osman Türk yenileşme hareketinin atası ve Mustafa Kemal’in reformlarını üç asır öncesinden başlatmayı hedefleyen bir kahramandı.” Tezcan’a göre, 17. yüzyıl tarihçilerinin “Hâile-i Osmaniye” dedikleri Genç Osman’ın öldürülmesi olayına yaklaşımları, 19. yüzyıl sonundan itibaren tamamen değişmiş ve II. Osman’ın kafalarımızdaki imajı, neredeyse bir devrim geçirmiştir. Peki bu “devrim” nasıl gerçekleşmiştir? Cevap, Sultan Osman’ın “gençleştirilmesi”yle… Burada bir parantez açarak devrimin tarihçilerimizi nasıl etkilemiş olduğunu gösterelim. Mesela Yılmaz Öztuna’ya bakarsanız, Genç Osman, “Türkiye tarihinde ilk ciddi yenileşme hamlesinin kahramanı”dır ve o tarihten bugüne kadar Türk tarihinde muhafazakârlık ve inkılapçılık çatışma halindedir. Osman, “Yeniçeri ve Kapıkulu Ocakları’nı ilga ederek bunların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türklerinden kurulu… yeni bir piyade sınıfı kurmak istiyordu.” Dikkat edilirse, burada Sultan Osman’ın reformcu yönüne, bir miktar da milliyetçilik ilave edilmiş bulunmaktadır. Anadolu, Suriye ve Mısır’daki “Türkler”den müteşekkil bir ordu kurulması, ister istemez tarihçimizin içindeki millî duyguları ateşlemekte ve II. Osman’dan hem bir erken yenileşme öncüsü, hem de milliyetçi bir önder heykeli yontmak istemektedir.

Şimdi tarihçilerimizin tarihle nasıl oynadıklarına dikkat edilsin. Öztuna ve benzeri birçok tarihçinin zikrettikleri yeni asker toplama kararında sadece Türkler veya Türkmenler zikredilmekte iken, gerçekte Sultan Osman’ın bu orduya Kürtler ve Araplardan da asker yazmak istediğini söylüyor kaynaklar. Peki neden “Kürtler ve Araplar” kısmı atılmıştır onun bu “proje”sinden? Genç Osman’ı milliyetçi ve Türkçü bir padişah olarak yeniden kurgulamak maksadıyla elbette. Böylece steril, temiz bir Türkçü ve reformcunun, ve dahi “Şeriatçı olmayan” laik bir padişahın (onun bazı fetvaları, şeyhülislamın gözü önünde yırtıp attığı bilinmektedir) Osmanlı tarihindeki izlerini yakalamış olacaktık!

Bu yolun diğer bir yolcusu ise İsmail Hami Danişmend’dir. Ona göre, Genç Osman bu konuda yalnız Türklerin değil, 18. ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkacak laiklik ve milliyetçilik fikirlerinin de öncüsüdür. Nihayet Stanford Shaw, Genç Osman’ı Atatürk’ün 300 yıl önceki öncüsü olduğunu söylemeye kadar vardırmıştır işi. Oysa Sultan Osman’ın ne laiklikten haberi vardır, ne milliyetçilikten ve elbette ne de Kemalizmden. Tezcan’a göre bu gerçekten de Sultan II. Osman’la hiç ilgisi bulunmayan “gençleştirilmiş Osman” portresi, büyük ölçüde, romancı ve popüler tarihçi Mizancı Murad’ın eseridir. Özellikle 1908 Jöntürk Devrimi, Osmanlı sisteminde yapacağı reformlarda, ideolojik bir ata (öncü) arayışı sırasında rastladığı Mizancı Murad’ın bu “Genç” Osman profiline dört elle sarılmıştı (ne de olsa “Jöntürk”, Genç Türk demekti). Böylece Jöntürkler safına katılan “bu” Genç Osman, Cumhuriyet dönemindeki inkılap masasına üç kere vuran ruhlardan birisi olmuş ve bu dönemde bir kere daha “gençleştirilmiştir”. Jöntürk ve Cumhuriyet devrimlerinden çifte su alan Genç Osman ise, inkılabın “Şeyh-i Ekberi” ilan edildiğinden habersiz bir şekilde, belki de asıl feci ölümün tarihçilerin elinde gerçekleştiğine yanarak dönmektedir kabrinde.

Sultan Osman iki defa öldürülmüştür böylece. Birincisinde, yeniçerilerin elinde, Yedikule zindanında, ikincisinde, tarih kitaplarımızda. Hangisinin onun ağırına gittiğini ise varın siz düşünün

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 03/10/2004 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:40.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382