Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Sabetay Sevi’yi Müslüman yapan Vanlı hoca

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack (1) Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-04-2007, 10:57   1 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Sabetay Sevi’yi Müslüman yapan Vanlı hoca


Ilgaz Zorlu’nun “Ben Bir Selanikliyim” adlı kitabıyla hareketlenen “Dönmelik” tartışması, yakın geçmişimizin, üstü bilinçli olarak örtülmüş sayfalarını birer birer açıyor. Bu gidişle son 350 yılın saklı yüzlerini de deşifre edecek bir tartışma bu. Hayır, ben sadece Sabetayistler, yani Dönmeler açısından ele almıyorum olayı.
Bu tartışma, Osmanlı’yı Cumhuriyet’e bağlayan en güçlü damarlardan birisini ortaya koyacak ve Osmanlı geçmişine yönelik “redd-i miras” çabalarının ne kadar fuzuli olduğunu gösterecek niteliktedir. Bu kadarla da sınırlı değil bu tartışmanın faydası. Osmanlı tarihini de yeni bir gözle değerlendirme fırsatını sunacak bize. Osmanlı idaresinin sözüm ona “bağnaz” denildiği dönemde, kendisini Mesih ilan etmiş bir “sapkın”a nasıl bir hoşgörü şampiyonu gibi davrandığını ve meseleyi nasıl asıp keserek değil, bir uzlaşma, yani orta yol arayışı içerisinde çözmeye çalıştığını da görme imkânımız olacak. Nihayet Tanpınar’ın dediği gibi 17. yüzyılımızın bütün büyükleri kadar çok-renkli bir adamla, Vanlı bir hocayla karşılaşacak ve onun delişmen ruhunun macerasını zorlanarak da olsa sökeceğiz silik satırlardan.

Ama önce devrin “Süperstarı”ndan söz etmeliyim size. Bu “Süperstar”, Osmanlı tarihinin en dirayetli ve bilgili sadrazamlarından Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa’dır. O sadece bir yıldız gibi Osmanlı ufuklarında parlamakla kalmamış, etrafına yoğun bir yıldız yağmurunu da başlatmış adamdır. Niyazi-i Mısrî’yi Bursa’dan, Vani Mehmed Efendi’yi de ta Van’dan fark ederek başkente davet eden bu âlim sadrazam, siyasî ve askerî başarıları yanında bilim ve sanat patronluğuyla da göz alıcı bir döneme imza atmıştır. Sabetay Sevi, onun iktidarında Mesihliğini ilan eder, buna mukabil İzmir ve İstanbul Hahambaşılığı, yine onun devrinde Sevi hakkında idam fetvası çıkartırlar. Girit, yıllar süren bir kuşatmadan sonra nihayet fethedilmiştir ve bunun bedeli, devletin taşradaki kontrolünün zayıflaması olmuştur. O sıralar Yahudiler arasında Mesihçi fikirler iyice alevlenmiş olmalıdır ki, 44 yıl önce, 1622’de Meşhed Yahudileri de İran şahı tarafından zorla Müslüman yapılır. Bunlar “Yeni Müslümanlar” (Cedîdü’l-İslam) olarak bilinir ama çoğunluğu, gizliden gizliye kendi dinlerini yaşamaya devam ederler. İlginçtir, Osmanlı idaresi, hiçbir dinin etlisine sütlüsüne karışmadığı halde, mesele siyasi bir mahiyet arz etmeye başlayınca ve dinler arasında kurmaya özen gösterdiği dengenin sarsılmakta olduğunu fark edince duruma el koyar. Yani iş ayyuka çıkmadan ve bizzat Yahudi milleti içinden anarşi homurtuları yükselmeden müdahalede bulunmak ihtiyacını hissetmez. Hem Yahudi hahamların, hem de bir başka sahte Mesih’in ihbarı üzerine Sevi, Edirne’ye çağrılır. Kaynaklar Edirne Yahudilerinin Mesihlerini görmek için yollara döküldüklerini ve götürüldüğü sarayın etrafında toplandıklarını kaydediyor.

Sarayda bir odaya alınan Sabetay Sevi’nin karşısında Sadrazam Vekili Mustafa Paşa, Şeyhülislam Minkârizade Yahya Efendi ve Vanî (yani Vanlı) Mehmed Efendi oturmaktadır. Tabii bir de sahte Mesih iyi Türkçe bilmediği için ona tercümanlık yapan Yahudi Hekimbaşı Mustafa Fevzi Efendi (eski adıyla Moşe ben Rafael Abravanel) vardır aralarında. (Kuşkusuz oturumu padişah da kafes arkasından izlemektedir.)

Önce bir Mesih testine tabi tutulduğundan söz edilir Sevi’nin. Kendisine üç adet ok atılacak, eğer hakikaten bir Mesih ise bu oklar vücuduna işlemeyecek, böylece Mesihliği test edilip onaylanacakmış. Bu ürkütücü testi reddeden Sevi’nin önüne bir seçenek daha konulur. Bizzat hahamların ölüm fetvası tepesinde sallanırken, Sabetay Sevi’ye canını kurtarması ve muhtemelen Yahudi milleti içerisinde İslamiyet’in yayılmasına hizmet etmesi ümidiyle Müslüman olması teklif edilir. Bu formülün Vani Mehmed Efendi’nin eseri olduğu anlaşılıyor. Çünkü bazı kaynaklar, Vani Efendi ile Sabetay Sevi’nın kıyasıya bir ilmî ve dinî tartışmaya giriştiklerini, onun bu formülü, karşısındaki zeki ve bilgili insanı kurtarmak için ortaya attığını ve divanda kabul gördüğünü söylerler. Nitekim Sabetay Sevi’nin Müslüman olmayı kabul etmesi üzerine ona kelime-i şehadet getirten ve imanın şartlarını (âmentü) tekrarlatan zat yine Vani Mehmed Efendi olmuştur. Sonradan bazı Sabetayist kaynaklar, biraz paparazzicilik gayretiyle -o zamandan iliklerine işlemiş demek ki!- bu değerli âlimin, güya karısına aşık olduğu için Sabetay Sevi’ye yumuşak davrandığı ve onun canını kurtardığı iftirasını atmışlardır ki akla zarar bir ihtimaldir. Hele Vani Efendi’nin sert mizacı göz önüne getirildiğinde bu iddianın ne kadar gülünç kaçtığı görülecektir. Görünüşte Müslüman olan Sevi’nin takipçileri, Sabetaycılar Osmanlı’nın zengin dokusu içerisinde benzeri görülmemiş bir kültür ve hayat tarzı, giderek bir ideoloji geliştireceklerdir. Böylece Osmanlı idaresi, hem bünyesindeki dinî bir krizi kansız bir şekilde halletmiş, hem de Yahudiliğin geleceğini kurtarmıştır. Nitekim Yahudi tarihçi Avram Galanti, Yahudilerin bu hizmetlerinden dolayı padişaha şükran borçlu olduklarını, zira onun, dinlerini bir facianın eşiğinden döndürdüğünü söyleyecektir. Aynı yıllarda Fransız Katoliklerinin bırakın diğer din mensuplarını, Protestanları bile nasıl “rosto” yaptıklarını anlattırmayın bana şimdi…


Vanlı hocanın

Türkçe Kur’an tefsiri!

Sufi şair Niyazi-i Mısrî’nin

en büyük hasmı olan Vani Mehmed Efendi, Sultan IV. Mehmed’in nezdindeki itibarını kullanarak onu sürgünden sürgüne göndertmiş, böylece divanına ve “Mevâdü’l-İrfan” adlı tasavvufî eserine ka-

dar girmeyi başarmıştır!

Mısrî, bozguna uğrayacağımız 1683 Viyana Seferi’ne çıkılmaması için ne kadar çalışmışsa, Vani Efendi de çıkılması için o kadar propaganda faaliyetinde bulunmuş ve sefer sırasında ordu vaizliği yapmıştır. (Ne dersiniz, padişah Niyazi-i Mısrî’yi dinlese miydi?)

İsmail Hami Danişmend, Vani Efendi’yi “Türkçülük bayrağını tefsir ilminin tepesine diken yegâne Türk âlimi” ilan eder. Dayanağı ise “Arâisü’l-Kur’an ve Nefâisü’l-Furkân” adlı tefsiridir. Danişmend’in aktardığına göre bu eserde Kur’an-ı Kerim’de geçen Zülkarneyn’in aslında “Oğuz Han” olduğu yazılıymış. (Merak eden ilahiyatçılar Danişmend’in “Türklük Meseleleri” adlı kitabının 110.

sayfasına bakabilirler.)

Boğaziçi’nin en güzel semtlerinden birisi olan Vaniköy, adını Vani Mehmed Efendi’ye, yani bir Vanlı medrese hocasına borçludur.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 18/07/2004 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.hayatinrengi.net/tarihimizden-kesitler/24050-sabetay-sevi-yi-musluman-yapan-vanli-hoca.html
Tarafından For Type Tarih
Emekli general İstiklâl Mar�ından rahatsızmı�...... | hafif.org This thread Refback 02-22-2008 13:32

Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:45.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382