Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » ”Modern Müslüman tipi” yeni bir Tanzimat dayatması mı?

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-06-2007, 20:26   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan ”Modern Müslüman tipi” yeni bir Tanzimat dayatması mı?


Osmanlı Devleti “Doğulu” muydu? “Hoppalaa, nereden çıktı bu soru durup dururken?” diyenleriniz oldu mu bilmiyorum. Bildiğim, bu soruya kahir ekseriyetle “Batılı bir devlet olacak değildi ya, tabii ki Doğuluydu” şeklinde cevap verdiğimizdir. Ben yine de soru işaretinin arkasına bir başka soru işareti takmak istiyorum. Doğu neresi, Batı neresi?
Mesela Cezayir, İtalya’dan daha batıda olduğu halde neden İtalya Batı’dır da Cezayir Doğu’dur? Fas, Fransa’dan daha batıdadır; ama Fas Doğulu, Fransa Batılı kabul edilir. Neden?

Pazar sabahı mahmurluğunuzu dağıtmak için korkarım biraz daha kaşımam gerekiyor dikkatinizi: Bilir misiniz bilmem, Sultan Abdülaziz, çıktığı Avrupa gezisinde Paris’e uğradığı zaman Fransız gazetesi “Le Presse”, “Avrupa artık dünyanın merkezi ve dayanağı haline geldi. Doğu biziz! Aydınlık biziz!” diye çığlık atıyordu (1 Temmuz 1867).

Gazeteye bakarsanız, Abdülaziz gezisinde Fransa’ya Doğu’nun teslimiyet beratını götürmüş sanırsınız! Böylece Avrupa bilincinde o ele geçirilmez “Aydınlık Doğu” imajı, bizzat Sultan eliyle bir taç gibi giydiriliyordu Fransızların “ölümsüz” başına.

Fransızlar “Doğu biziz!” diye haykırırken, Abdülaziz ve etrafındakiler, Avrupa’nın kurum ve geleneklerini ithal edebilmek için peş peşe girişimlerde bulunuyorlardı. Özetle, “Batılıyız!” diyebilmek, Doğulu oluşumuzu alabildiğine sergilememize bağlıydı. Kendimizden ne kadar taviz verirsek o kadar “Batılı” oluyorduk; ama tam da bu sebeple Batı zihniyetindeki “köle ruhlu Doğu” imajının şarj edilmesinin taşeronluğunu üstleniyorduk.

Oysa buradaki temel gariplik, kendimizi Doğu kisvesine bürümüş olmamız değil mi? Bir kere böyle düşünmeye başladık mı, Doğu-Batı çatışmasının içine yuvarlanmış olmuyor muyuz gönüllü olarak?

18. yüzyıla kadar Ruslar da Avrupalılar tarafından Doğulu, hem de öyle böyle değil, yabanî bir halk olarak görülmüyorlar mıydı? Doğu’yu Batı’dan ayıran sınır taşlarını kim bir oraya, bir buraya taşıyor öyleyse?

Yakınlarda bu Doğu-Batı sınırı daha nazik bir çift hemşeri buldu kendisine: Modern ülkelerin karşısına azgelişmiş ülkeler oturtuldu. Modern olmak, başlı başına bir kimlik göstergesine dönüştürüldü.

Son günlerde yetkili ağızlardan düşmeyen “Modern Müslüman” tipinin inşası tartışması, sanıldığı gibi yeni ve bize mahsus bir şey değil. Japonya’dan Hindistan’a, Arjantin’den İran’a pek çok ülkenin aydınları, modern ama yerli kökleri olan bir tipin nasıl bir şey olabileceğini tartışıyorlar yüzyıllardır bizim gibi.

Biraz da Oryantalist literatürün etkisiyle (W. C. Smith’in 1957 tarihli kitabı, Türk modernleşmesinin “benzersizliği”ni ilan etmişti.) modernleşme tecrübemizin özgünlüğüne fena halde iman etmiş bulunuyoruz. Ama modern denilebilecek cephelerimizin çoğunun birer ciladan ibaret olduğunu nedense görmezden geliyoruz. Mesela internet kullanıcısı sayısını baz alıyoruz da kitap okuma oranımızın Yunanistan ve İran’dan daha düşük oluşunu görmezden gelmeyi yeğliyoruz.

Şunu demeye getiriyorum:

“Osmanlı Avrupası” diye bir kavram bile mevcut literatürde. Kabaca Balkanlar dediğimiz saha -ki Avrupa’nın neredeyse beşte birini oluşturmakta ve Osmanlı ülkelerinin Avrupa’ya açılan penceresi değil, bizzat Avrupa sayılıyordu- 1913’e kadar fiilen Osmanlı toprağıydı. Ne var ki, Maria Todorova’nın “Balkanlar’ı Tahayyül Etmek” (İletişim 2003) adlı nefis kitabında ifade ettiği gibi, Balkanlar da Batılıların gözünde hep Doğu olarak kaldı. Bir asıl Doğu vardı: Osmanlı. Bir de Avrupa topraklarındaki Doğu: Balkanlar. Osmanlı, Avrupa’nın Ötekisi idi. Avrupalı olmayan her neyse oydu. Balkanlar ise Avrupa’nın evindeki Öteki rolünü oynadı Todorova’ya göre.

Yani bugünkü anlamda Devlet-i Aliyye, bir Avrupa devletiydi (nasıl Bizans bir Doğu devletiyse). Tek eksiği vardı: Zihniyetini değiştirmeye yanaşmıyordu bir türlü. Eğer bir kere zihniyetini değiştirmeyi başarırsa, Doğulu bir halkın Batılı gibi olabildiğini ispat etmiş olacak, işte o zaman alkışı hak edecekti. Tam da bunu başardığı zaman Doğulu bir tip olarak yeniden hayat hakkı bahşedilmiş olacaktı kendisine. Tabii Doğulu giysisini giymek şartıyla. Bu bazen gerçek giysi olur, bazen da davranış giysisi. Zaten kıyafet inkılabının değiştirmesinin mümkün olmadığı tarafımız da, davranış giysilerimizin şalvar ve sarık gibi bir çırpıda çöp sepetini boylayamayacağı idi.

Doğu ne? Batı ne? Modern-Modern Olmayan ayrımı ne kadar bizim, ne kadar dayatma? Bunları tartışmayan bir zihin, bir “tip” inşa edebilir mi? İnşa etse de o bir “tip” olur mu? Tip olsa da o “modern” olur mu? Tartışmak gerek...

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 26/10/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:41.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382