Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Osmanlı tarihinde maskeler ve yüzler

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-07-2007, 13:41   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Osmanlı tarihinde maskeler ve yüzler


Zaman zaman tarihle ilgili sorular soruluyor. Bunlara tek tek cevap vermek yerine toplu bir değerlendirme yapmak istedim. Daha geniş bilgi almak isteyenler “Osmanlı: İnsanlığın Son Adası” adlı kitabıma (Ufuk Kitapları) başvurabilirler.

CELALİ İSYANLARI BİRER KONTRGERİLLA ORGANİZASYONU MUYDU?

Celali isyanlarının neden bu kadar uzun sürdüğü ve devletin bu isyanları bastırma konusunda neden tam bir kararlılık içine girmediği hep tartışılmıştır. Karen Barkey adlı araştırmacının “Eşkıyalar ve Devlet” adlı çalışması, konuya yeni bir boyut getirdi. Barkey’e göre Celali isyanları bizzat devlet tarafından organize ediliyor ve isyanlar devletin gerçekleştirmeye çalıştığı merkezî ve yerel kontrolün sağlanmasında kullanılıyordu. Bu çarpıcı iddianın sahibi Barkey, toplumdaki huzursuzluğu devletin Celali isyanlarını manipüle ederek başka alanlara aktardığını söylüyor. Nitekim Vezneciler’deki Kuyucu Murat Paşa türbesinde hem Celali isyanlarını bastırmakla görevli Kuyucu Murat Paşa, hem de ona karşı savaşan Abaza Mehmet Paşa yan yana yatarlar. Osmanlı mantığında isyanı çıkaran kişi ile onu bastıran kişinin resmî törenlerle bu kubbenin altına gömülmüş olması bir tesadüf değil.

CERVANTES VE OSMANLILAR

Cervantes, Osmanlıların eline 1575’te esir düşmüş ve 5 yıl kadar Cezayir’de kalmıştı. Esaret yıllarında Müslümanlığı ve Osmanlıları daha yakından tanıyan ve Müslüman entelektüellerle sıkı ilişkiler kuran Cervantes, Cezayir’de dost düşman pek çok kişinin hayranlığını kazanmıştı. Juan Goytisolo gibi çağdaş İspanyol yazarlar, şaheseri Don Kişot’un açık ve renkli dünyasını Osmanlılara borçlu olduğunu, bu esaret dönemi olmasaydı Don Kişot’un yazılamayacağını belirtirler. Yani Cervantes’in kaderi görünmez bağlarla Osmanlılara bağlıdır. Sol kolu İnebahtı’da Osmanlı cenahından atılan bir kurşunla çolak kalmıştır. Nihayet elleri ayakları zincirli vaziyette bir gemiyle İstanbul’a doğru yola çıkarılmak üzereyken İspanya’dan gönderilen 500 altın sayesinde özgürlüğüne kavuşmuştur.

MATBAA GELDİ DE NE OLDU?

Matbaanın ülkemize geç gelmesine din adamlarının veya sayıları 90 bini bulan hattatların sebep olduğu tekrarlanır durulur. Oysa o yıllarda nüfusunun 650 bin olduğunu bildiğimiz İstanbul’da yalnız hattatlıkla geçinen 90 bin kişinin (aileleriyle birlikte düşünürsek 450 bin kişinin) varlığı imkânsız. İstanbul’da sadece hattatlar mı yaşıyordu? Matbaanın geç gelmiş olmasının sebebi, bizim toplumun okumaya karşı merakının olmayışıdır. Nitekim ilk matbaamızın kurucusu İbrahim Müteferrika, sadece 17 kitap basabilmiş ve bu kitaplardan çoğunu satamamış, sonunda iflas noktasına gelmiş ve ölmeden üç yıl önce matbaayı kapatmak zorunda kalmıştı. Öldükten sonra da terekesinden basıp da satamadığı yüzlerce cilt kitap çıkmış olması bunu gösteriyor. Zannediyoruz ki, halk matbaa açıldığında kitap almak için kuyruğa girmişti. Müteferrika bütün parasını kitaplara yatırmış ama iflas etmişti. Çoğumuz bilmez, 1742 ile 1784 arasındaki 42 yıl yine matbaasız kalmıştık. Yani matbaa geldi, şakır şakır kitaplar basıldı, insanlar kitapları kapıştı, ilim irfan gelişti, kalkındık diye bir şey yok.

PATRONA HALİL BİR HALK KAHRAMANI MIYDI?

Hakkındaki efsaneleri bir yana bırakıp Destari Salih ve Abdi gibi çağdaşı tarihçilerin yazdıklarına bakılırsa, Patrona Halil çapulcu reisi veya baldırı çıplak eşkıyalardan değildi. Tam tersine isyan sonucunda tahta çıkarttığı I. Mahmud’un kendisine teklif ettiği binlerce altını ve yüksek makamları elinin tersiyle itmiş ve devletin parasında gözü olmadığını, kendisine verilen hediyeleri halka dağıttırarak göstermiş, gözü tok, o zaman İstanbul’da bulunan yabancı elçilerin bildirdiğine göre güzel konuşan, iri yarı, sözüne güvenilir, kimsenin parasında pulunda gözü olmayan biriydi. Nitekim isyan sırasında kargaşalıktan yararlanıp yağma yapmak isteyenleri herkesin gözü önünde cezalandırmış ve malları sahibine iade etmiş, 40 gün süren “Padişahlığı”nda İstanbul’un sokaklarında yalınayak yürümeye devam etmişti. Bugün devlet parası karşısında Patrona gibi asil davranışta bulunacak kaç kişi vardır acaba?

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 21/09/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:50.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382