Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Said’in “evi”: Tüten en son ocak

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-07-2007, 13:48   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Said’in “evi”: Tüten en son ocak


20. yüzyılın trajedisi olan Filistin, 21. yüzyıla boğuk seslerle girdi. Trajedi derinleşiyordu. Bu trajediyi ruhunda birkaç misline katlayarak hissedenlerden Edward Said, 200 yıllık sömürgecilik tarihinde “son sömürge” olarak 3. bin yıla adım atan Filistin’den Güney Afrika’daki zenciler veya Vietnamlılar kadar direniş hakkının niçin esirgendiğini sorguluyordu içi kanayarak.
Bir halk, bir adam ve bu adam halkının içinde değil. Sürgündür, evinde değildir, evinde olmayışı üzerine kurduğu söylem, bir yerde evi haline gelmiştir. İçinden ayıltıcı sıvılar sızan kelimelerden, eleştiri şimşeklerinden, kültürün kuştüyü bir yatak değil, bir “enkaz”dan kalan parçalar olduğunu fark eden muhalif söylemlerden ve bir inançtan, bir idealden, halkının ve mazlum halkların hürriyetlerine ve insanca yaşama şartlarına kavuşmaları uğrunda giriştiği mücadeleden örülü bir evdir bu.

Said’in vefatı, sürgünde kurulan bu acı ve umuttan örülü evin nasıl sessizleştiğini gösterdi. Perdelerinden ışıklar sızan son evlerden biri daha karanlığa büründü bu ölümle.

Tabii onu sadece Filistin davasına ve mazlum halkların sesi yapan mücadelesine hapsederek ele almak yanıltıcı olur. Avrupa ve “Batı”nın İslam üzerine attığı ve onu kendi muhayyilesine göre yeniden inşa ettiği bir süreçten söz ediyor ve bunun müsebbibi olarak “Oryantalizm”i görüyordu Said. Gerçi ondan önce Norman Daniel gibi çalışkan ve uyanık allâmeler, daha gösterişsiz bir üslupla Avrupa kültürünün paslı aynasında İslam’ın nasıl çarpıtıldığını göstermişlerdi.

Ne var ki, Said’i önemli yapan husus, bu çarpıtma geleneğini aynı zamanda emperyalizm ve sömürgeciliğin iktidar yapısına raptetmesi olmuştur. Yani bu çarpıtma çabaları, gelişigüzel ve bireysel “hatalar” olmayıp sistematik ve kurumsaldır. Bazı üniversitelerden ve kilise fonlarından desteklenen bu çalışmalar, yönlendirdikleri araştırmacılar eliyle Batı için uygun bir Doğu inşa etmiş ve bu “maskeli Doğu”yu onu sömürmek ve tahakküm altına almak maksadıyla kullanmıştır. Robert Young’ın sözleriyle “Said edebî, tarihî, ilmî izahlardan siyasî, askerî ve emperyal idare izahlarına uzanan birbiriyle yakından ilişkili yazılar ağını ortaya çıkararak birincilerin Şark’ı, ikincilerce sahiplenilmesi için ürettiğini ileri sürer.” Yani Doğu’ya yönelik edebî, tarihî, ilmî izahlar siyasî, askerî ve emperyal idare izahlarına zemin hazırlamış oluyordu. (Hatırlarsanız Cemil Meriç de Oryantalizme “sömürgeciliğin keşif kolu” demişti.)

Bilimsel bilgi ile onun sömürgeci amaçlarla kullanılması arasındaki bu örtük bağlantıyı keşfi ve sağlam örneklerle ortaya koyuşu, Said’i 1978’de kitabının yayınlanmasının ardından sosyal bilimlerde önemli bir yırtılmanın başlangıcına oturtmuş oldu. Foucault’dan beri bilgi nesnesinin her zaman onu temsil, tesis ve sınırlarını tesbit eden bir “söylemsel saha”ya göre şekillendirildiği biliniyordu ama bunun Batı’da Doğu hakkında üretilen bilgi yığınına uygulanması ve bu bilgiyi üretenlerin, emperyalizmin fetihlerine tekaddüm eden bir keşif kolu olarak çalıştıklarının vurgulanması epeyce yeni ve doğrusu epeyce “cesur” bir iddiaydı.

İşte bu cesur deşifre çabası, Oryantalistlerin kıyametleri koparmasına yetti. Bernard Lewis’den Ernest Gellner’e, bir dizi ağır ve hafif Oryantalistin eleştirilerine muhatap oldu Said. Polemik yapmayı seven bir yazardı ve “Siyonist” diye adlandırdığı Michael Walzer’ın “Huruc ve Devrim” (Exodus and Revolution) adlı kitabına yönelttiği eleştirilerle aynı zamanda din olgusunu ne kadar ciddiye aldığını göstermiş oluyordu.

Dikkat ettim, Şahin Alpay’ın Zaman’da çıkan yazısında “laik Said” vurgusu ön plandaydı. Kuşkusuz düz bir okumada bu böyle görünür. Özellikle de bir “müdafaa-i nefs” metni olan o hoş kitabı “Entelektüel”i okuduğunuzda laik bir Said portresinden kaçamazsınız. Ama “Oryantalizm”i dikkatle okuduğunuzda ya da Walzer’la giriştiği polemiklere yakından baktığınızda Said’in dinle olan ilişkisinin görünenden daha karmaşık ve derin olduğu göze çarpar. William D. Hart, Cambridge Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan “Edward Said ve Kültürün Dinî Etkileri”nde (2000), “Said’in dinî bir düşünür olmadığı doğru ama onun dine lakayd kaldığı söylenemez” der. Hart, Said’in kullandığı anlamda laikliğin (secularism) din-sizlik değil, daha çok “din ile özel bir ilişki tarzı” olduğunu vurgular.

Nasıl “Oryantalizm”i bir Batı düşmanlığı ve İslamî cihad abidesi olarak okumak hatalıysa, Said’in laik “entelektüel” görüşünü, Türkiye’deki ucube laiklikle yorumlamak da o kadar hatalı olur.

Bütün bunlar Said’in birçok parçadan müteşekkil düşünce gövdesinin çeşitliliğini aksettiriyor. Çelişkiler var ama bu çelişkilerle yüzleşmek için yola çıkmış bir düşünür de var. Belki de Said’i önemli kılan taraflardan biri, bu parçaların ne kadarını uygun bir tarzda birbirine bağladığından ve daha önce zihinlerde buluşmamış olan uçları buluşturmuş olmasından geliyor. Buluşturamadıklarını ise bize bırakmış görünüyor.

O şimdi sessizleşmiş olan evin bacasını tüttürmeliyiz.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 05/10/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:43.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382