Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Feminizmin kararttığı kadın tarihi

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-07-2007, 18:29   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Feminizmin kararttığı kadın tarihi


Hatırlayanlar olur belki. Birkaç yıl önceki yazılarımda feminizmin fenalıklarından söz ediyordum sık sık... Feminizm gerek kadın–erkek ilişkilerine dair, gerekse aileye, topluma ve giderek tarihe dair söylediklerinde temel bir hataydı bana göre. Bu hatanın da şehirleşen kadınlara basın yoluyla bir hastalık gibi sirayet ettiğini söylüyordum.
Şuydu o büyük hata: Modernleşme süreci, doğuştan getirdiğimiz (birincil) kimliklerin (soy sop, ırk, cinsiyet vs.) gevşetilip, yerine sonradan edinilmiş kimliklerin (siyasî düzeyde parti, sosyal düzeyde firma vs.) ikame edilmesi sürecidir. Ancak feminizm, tam da bu yönüyle, bizi o topyekün ve kaba saba kimliklere, üstelik de iri kıyım bir söylemin içine çekmektedir. Temele yeniden biyolojik cins ayrımını koymakta ve bunun üzerinden yeniden “büyük anlatılar” geliştirmeye koyulmaktadır.

Ne var ki, feminizmin bizi inandırmaya gayret ettiği gibi, geçmiş, bugün ve geleceği kat eden tek bir kadın kimliği ve kadın tarihi yoktur, olamaz ve olmamıştır da. Kadın değil, kadınlar ve kadınlıklar yüzmüştür zamanın selinde. Arap kadını ile Rus kadınını birleştiren noktalar, Arap erkeği ile Rus erkeğini birleştirenlerden fazla değildir. Nasıl biz erkekler birbirimize “erkek” diye değil, Arap, Türk, Rus erkekleri gözüyle bakıyorsak, kadınlar da kendilerine topyekün bir “hemşire” ideolojisiyle değil, farklı yaş ve sosyal statü mensupları olarak bakmaya hazır olmalıdırlar zihnen.

Kaldı ki, aynı ülke ve toplum içerisinde de farklı kadın kümeleri ve tabakaları yok mudur? Merve Kavakçı ile Türkân Saylan’ı aynı “kadınlık” paydası altında birleştiren noktalar yanında ayıran noktaları bir düşünün isterseniz.

O zaman feminizmin bugünü olduğu kadar geçmişi anlamaya ilişkin çabamızın da önündeki en inatçı engellerden birisi olması şaşırtıcı mıdır? Aileyi yeryüzünde tek bir değişmez kurum olarak ele almak, sonra da bu mutlak ve değişmez ataerkil aile icadına dayanarak bütün geçmiş kadınlık tarihini erkek egemenliğinden kurtulma serüveni olarak resmetmek, feminizmin tam da bunu başarmak için yola çıktığını iddia etmek, komünizm kadar gösterişli bir ideolojidir aslında.

Ve her ideoloji gibi feminizm de, aydınlattığından daha kalın bir gölge yayar zihinlerin üstüne.

Oysa kadınların tarihinin gerçek yüzü, bu kadar uçuk genellemeler yerine, daha özel ve dar bir alana odaklanmak suretiyle ortaya çıkartılabilir. Tıpkı geçen hafta yazdığım Leslie Peirce’in Gaziantep (Ayıntab) şeriyye sicillerinden önümüze düşürdüğü sarsıcı kadın portreleri gibi. (Gaziantepli kadınların hikâyelerine gelecek hafta döneceğiz.)

Yine arşiv vesikalarına dayalı bir çalışma, Judith Tucker’ın 1992’de yayınlanan bir araştırması, Nablus’ta erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkiler üzerine çarpıcı belgelere ulaşıyor. Nabluslu erkeklerin “ataerkil” gibi görünmesine rağmen, aslında geniş aile rejiminden ötürü evde hiçbir zaman tek söz sahibi otorite haline gelemediğini ve kaynanaların gelinler üzerindeki kontrolünün kocanınkini kat be kat aştığını dile getiriyor. Üst sınıflara mensup Nabluslu Arap kadınların, bu karmaşık, sağlam ve geniş aile bağları yüzünden evliliği bir tür ekonomik ve sosyal garanti olarak algıladıklarını, aşağı sınıflarda ise kadınların evlilikleri çatırdamaya yüz tuttuğunda mahkemeleri, akrabalarının desteğini harekete geçirmek maksadıyla “kullandıklarını” ortaya koyuyor.

Hasılı, Nablus araştırmasından çıkan sonuç, o astığı astık, kestiği kestik Ortadoğu erkeği imajının, geniş ailelerin karmaşık ilişkileri karşısında buharlaştığıdır.

Tucker’ın Nikki Keddie ve Beth Baron’un Yale Üniversitesi tarafından 1992’de yayınlanan “Women in Middle Eastern History” adıyla yayınlanan derlemesindeki araştırmasıyla feminizm bir kere daha yanlışlanmıştır. Ne var ki, bilirsiniz, ideolojiler yanlışlanmaya karşı şerbetlidir. Yanlışlanma, bilimsel teoriler için söz konusudur. Ama ideolojiler öyle mi? Bilimsel olarak yanlışlığı gün gibi aşikârken bile komünizm hâlâ bilimsel olduğunu iddia ettiği ideolojisini fırınlayıp durmuyor muydu?

Feminizm, modernliğin son büyük ideolojisi. Kolay kolay yıkılmaz, çünkü hiçbir zaman kurulmamıştı. İdeolojiler kendileri bir şey inşa etmezler. Hep başka bir yarım–gerçekliği sömürür dururlar.

Feminizm de modern toplumdaki özgürleşme rüzgârını, biyolojiye indirgeyerek besleneceği, daha doğrusu sömüreceği bir damar bulmuş oldu. Oysa Foucault’nun dediği gibi, insanlığın kölelikten özgürlüğe doğru kesintisizce “ilerlediği” yollu tez, bir başka deyişle “ilerleme tezi”, yaman bir tuzağı gizlemeye yardım etmektedir. Nitekim özgürlüğün adımları sanılan modern hamleler –kadınları ailelerin denetiminden kurtarıp tıbbın ve iktidarın denetimine terk etmekte olduğu gibi–, bir başka tutsaklığın zulmünü örten süsler olabilmiştir bazen.

Feminizm, günümüzdeki tahakküm biçimlerini gizleyen bir ideoloji olmak istemiyorsa, geçmişe karşı uyguladığı tahakkümden vazgeçmelidir.

Yani feminizm geçmişi artık rahat bırakmalıdır.

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 17/08/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-07-2007, 23:10   #2 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 11,026
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 17499
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan


Feminizm Bizansın, Roma'nın, Ortaçağ Avrupa'sının kadınına gereken değeri vermeyip onu sürekli aşağı görmesinden doğan bir akım. Sonraları kadına asıl kimliğini kazandıran İslamı ve müslümanları hedef almış akabinde müslüman kadının kimliğini bozmuştur. Onu yobazlaştırmıştır, İslamiyetin kendisine koyduğu çerçeveyi sosyal ve aile yaşantısında aşmıştır. Kadınımız kendi kimliğinden çıkıp aslında hiç olmaması gereken bir hale getirilmiş, beklentileri konumu değişmiştir maal esef.
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:37.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382