Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Meğer Galile Kilise’yi yargılamış!

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-07-2007, 18:34   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Meğer Galile Kilise’yi yargılamış!


Tarihte bazı garip sözler veya olaylar var ki, “şuyuu vukuundan beter” hale gelmiştir. Siz istediğiniz kadar böyle bir söz söylenmemiştir diye kendinizi paralayın, belgeler, kanıtlar arayın ve yayınlayın, o sözler nesiller boyu tekrarlanıp gider. En son öğrendiğim bu sözde–sözlerden birisi, Fransa Kralı XIV. Louis’ye atfedilen “Etat ces’t moi”, yani “Devlet benim” sözüydü. Araştırmacılar böyle bir sözü XIV. Louis’nin söylemediğinde birleşiyorlar fakat ne çare! Lakin bu sözü Güneş Kral’a da kim yakıştırmışsa iyi yakıştırmış doğrusu!
Bu sözde–sözlerden bir diğeri, Galile’ye aittir. Galile de, yargılandığı Engizisyon Mahkemesi’nden çıkarken, bir rivayete göre, şöyle demiş: “Dünya yine de dönüyor”.

1960’larda Stillman Drake adlı bir Galile uzmanı bu konuyu araştırdı ve böyle bir sözün kayıtlarda yer almadığını, çok sonraları ortaya çıktığını ortaya koydu; ama hâlâ bilim–din çatışmasından bahseden herkes bu sözü diline pelesenk etmekten vazgeçmiyor. Şimdilerde Engizisyon arşivleri açıldıkça yeni yeni belgeler ortaya çıkıyor ve abartılan balonlar bir bir patlatılıyor.

Nitekim geçen Pazar (24 Ağustos 2003) günkü “Vatan” gazetesinde Vatikan’ın “Galile’ye zulüm yapmadık” şeklinde bir açıklaması yayınlandı. Habere göre Vatikan’ın önemli başpiskoposlarından Angelo Amato, tutuklu olduğu sırada Galile’ye çok iyi davranıldığını, bunun bizzat Galile’nin dostlarına yazdığı mektuplarda yazılı olduğunu söylemiş. Hep yazıldığı gibi zindana atılmamış Galile. Bir dostunun evinde göz hapsinde tutulmuş ama kendisine izzet–i ikram eksik edilmemiş.

Doğrusu haberi yayınlayanların da kafası karışmış olmalı ki, altına kendi bildik Galile yorumlarını eklemek ihtiyacını duymuşlar. Eh, haklılar. Efsaneler yakamızı kolay kolay bırakmaz çünkü.

Bilim–din çatışması söz konusu olduğunda kendilerinin “aydınlık” tarafta bulunduklarına adları gibi iman etmiş kişiler, “karanlık”ı temsil eden Ortaçağ’ın ve kilisenin işkencelerine karşı direnen(!) bu soylu kahramana alkış tutarlar. Bertolt Brecht’in “Galile” adlı oyunu da bu mizanseni devam ettiren bir eserdir. Ancak Brecht’in, kitabının müteakip baskılarında ilave etmek ihtiyacını duyduğu gibi Galile saf iyiliğin, kilise de saf kötülüğün timsali değildir. Aslında Galile’nin dostu olan Kardinal Bellarmino da dünyanın güneş etrafında döndüğü konusunda kendisiyle hemfikirdir; ancak ufak bir çekincesi vardır. Bir bilim adamı olan dostuna yazdığı mektupta Kardinal Bellarmino şöyle diyordu:

“Siz de, Bay Galile de, mutlak anlamda değil de, varsayımlar düzeyinde kalarak konuşmakla yetindiğiniz sürece basiretli bir davranış göstermiş olursunuz. Yerin hareketli ve güneşin hareketsiz olduğu varsayılarak tüm göksel olayların dışmerkezli ve çevre–merkezli çemberler teorisinden daha iyi açıklanabildiğini söylemek mükemmel bir sağgörülü konuşma örneğidir ve hiçbir sakınca yaratmaz.”

Ünlü bilim felsefecisi Paul Feyerabend, “Akla Veda” (Ayrıntı Yayınları, 1995) adlı kitabında Kardinal’in bu ifadelerini modern bilim adamlarının diline şöyle çevirir: “Astronomiciler belli bir modelin öndeyide (tahminde) bulunma açısından diğerinden daha üstün olduğunu söyleyebilirler, bunda hiçbir sorun yoktur; ancak bu yüzden o modelin gerçekliğin sadık bir sureti olduğunu iddia ederlerse başlarına iş alırlar. Ya da daha genel bir deyişle, modelin işliyor olması, tek başına, gerçekliğin onun gibi yapılanmış olduğunu göstermez.”

Bırakın Ortaçağları, günümüzde bile bir varsayım ortaya atıldığında bilim camiası hemen üzerine mi atlıyor yoksa ‘Durun bakalım’ diyerek varsayımı iyice sınayıp deneylerden geçirdikten sonra mı kabul ediyor? Zakkumu kansere ilaç olarak sunan Dr. Ziya Özel’e yapılan aşağılayıcı muamele Galile’ye yapılandan farklı mıydı sanki?

Anlayacağınız, bugün de durum fazla değişmiş değil. O zamanki kilisenin yerini ‘bilim kilisesi’ almış, aynı hiyerarşik zihniyet bu defa üniversitelerin bünyesine kurmuştur demirden otağını. Feyerabend, lafını sakınmadan söylüyor: “Modern bilim adamının tabi olduğu idarî kısıt(lama)ların Galile dönemine oranla şüphesiz hiç de aşağı kalır bir yanı yoktur.”

Kaldı ki Galile bizzat “kilisenin adamı”dır ama nedense bu bizde hemen hiç bilinmez. (Rahibe olan kızının babasına yazdığı mektupları İş Bankası Yayınları bastı birkaç yıl önce.) Mesela Galile’nin kendisini yargılayan Kardinal’den, yargılanmasından sonra aleyhindeki söylentileri susturmak üzere bir belge rica ettiğini ve aldığını hiç duydunuz mu? Galile, sanıldığı gibi bu fikirleri ortaya atar atmaz kilisenin doğrudan bir suçlamasına maruz kalmamıştı. Ancak kitabını, kilisenin tavsiyelerini kabul etmeyerek yayımlayınca başı derde girdi ve malum “sözde” yargılamaya tabi tutuldu.

Bu yargılamalar sırasında iki rapor tutulduğu anlaşılıyor. Birincisinin imzaları eksik. İkincisi ise resmi rapor. İlk raporda Galile, bildiğimiz gibi görüşlerini değiştirmeye zorlanırken, ikinci rapor bize böyle bir şeyden bahsetmiyor: Galile özür dilemiş, güneş–merkezli görüşten vazgeçtiğini söylemiş ve Papalığın tavsiyelerine uyacağını taahhüt etmiştir. Kaldı ki itirazlar, güneş–merkezli görüşün henüz kanıtlanmamış yönleri üzerinde odaklanmaktadır ki, Bellarmino’nun itiraz ettiği bazı hususlar (mesela yıldızların paralaksı), değil 1610’larda, 1810’larda bile halledilememişti. Bu mesele 1838’de yapılan bir gözlemle düzeltilecekti.

Efsanelerin Ortaçağlarda kaldığını düşünen sözde modernlerin ne kadar parıltılı efsaneler ürettiğine Galile’den daha öğretici bir örnek bulunamazdı.

Bu bilgilerden sonra siz yine Galile’nin Kilise tarafından yargılanıp mahkûm edildiğine mi yoksa Kilise’nin asırlar boyunca Galileciler tarafından acımasızca mahkûm edildiğine mi inanıyorsunuz?

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 31/08/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:53.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382