Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Cola Turka’nın ilham kaynağı: Bir “New-York” rüyası

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-07-2007, 21:33   #1 (permalink)
Turkuaz
 
Mesaj: n/a
 
Varsayılan Cola Turka’nın ilham kaynağı: Bir “New-York” rüyası


Şaka yollu takılanlar bile oldu: 11 askerimizin başlarına çuval geçirilerek kaçırılması da Cola Turka reklamının bir parçası mıydı yoksa?
Zamanlama, olağanüstü isabetliydi gerçekten de. Türkiye’de Amerikan aleyhtarı hissiyatın (fikriyatın değil) dibe vurduğu bir sath–ı mâilde bu tür bir reklamın epeyce zedelenmiş olan kamusal izzet–i nefsin bir tür terapi ihtiyacını karşılaması ve bunun bir ticari ürün reklamıyla yapılması epeyce düşündürücü geldi bana.

Latinlerin sorduğu o sorunun yeri tam da burası değil mi: Quo vadis? (Nereye gidiyorsun?)

Oktay Sinanoğlu’nun “New-York rüyası”

Bu büyük sorunun peşinde salınmadan önce biraz zihnimizi bileylemekte fayda var.

Bu “çarpıcı” reklamın ilham kaynağı bir rüya olabilir mi?

Ne zaman konuşsa Türkçenin elden gitmekte olduğu feryadını ağzından düşürmeyen Oktay Sinanoğlu hoca, 1995’de yazdığı “Bir New- York rüyası” başlıklı ironi taşan yazısında benzer bir temayı işlemişti aslında.

Bir yaz günü uykuya dalan Sinanoğlu, rüyasında kendini 2050 yılında New York’ta bulur. Ama o da ne? Koca koca binaların cephelerinde Türkçe olarak “Nefis Rize çayı: İşte hakiki çay” diye yazıyormuş. Dükkan tabelalarında ise Rahat Shoes, Dilber Giyim Fashions, Sultanahmet Leather, World Gezim gibi yarısı Türkçe, yarısı İngilizce isimler yazmaktaymış. Amerikalılar olur olmaz yerde “Merkez” kelimesini İngilizce sözlerin arkasına ekliyor, Car Merkezi, Flower Merkezi, Hair Merkezi gibi ucubeleri kullanmaktan çekinmiyorlarmış.

Bu rüya biraz fazla oldu artık diyorsanız aldanıyorsunuz. Çünkü Sinanoğlu’nun rüyası Amerikalılara Türkçe dergi okutmak, Amerika’da Türk okulları açmak, hatta Türklere Amerikan ekonomisini ele geçirtmek gibi ayrıntılar da eklemiş ama en çarpıcı örnek sanırım kola ile ilgili olanı. Kendisini dinleyelim:

“Üstünde Jimmy’s Kahvehanesi yazılı, şemsiyeli masaları sokağa taşmış sakin bir yer gördüm, gidip bir masaya oturdum. Gelen görevli Türk olduğumu öğrenince arsız arsız sırıttı, bir iki kelime Türkçe bildiğini gösterme çabasına girişti. KOLA yokmuş, ithal malı soğuk bir Susurluk marka AYRAN getirdi.”

50 yıllık Amerikan rüyasının bir eldiven gibi ters çevrildiği bu metni okuduğumda zihnimden ne çok resim karesi geçit resmi yaptı, anlatamam.

N’oldu bize?

Belki Oktay Sinanoğlu’nun yazısı, belki başka bir şey. Ama bir şekilde bu reklam ortak hissiyata tercüman olmayı başardı. Bu es geçilecek bir şey değil.

Bence Türk toplumu giderek daha “ucuz” başarılarla avunma yolunu seçiyor. Eskiden, eskiden dedimse şurada 1917’den bahsediyorum, devrin süper gücü olan İngiliz kuvvetlerine karşı Kanal Harekâtı düzenleyen, Kutu’l–Amâre’de esir aldığı İngiliz generaline herhangi bir komutan gözüyle bakan ve bunun çığırtkanlığını yapmaktan haya eden bir toplumduk.

En kötü zamanımızda bile aklımızın bir tarafı, dengeyi işaret ederdi. İtidal, mizan ve yeryüzünde “orta ümmet” olma bilinci etiket olarak değil, davranış tarzı olarak ışınlanırdı gittiğimiz topraklara.

Büyüktük, büyük olmanın bilinciyle büyük olduğumuzu, görmemişler gibi her gururumuzu okşayan olayda bas bas bağırmazdık. Çanakkale’de tokatladığımız yedi düvelin gemilerinin arkasından zafer çığlıkları atmadık. “En büyük Türkiye” diye bağırmadık. Vakur ve kendinden emin bir çizgide biriktirdiğimiz enerjimizi stadyumlara boca etmedik.

Ya şimdi? Evet, ya şimdi?

Senegal’e attığımız gol, şehirlerimizin tavanını parçalayan marazî çığlıklara dönüşüyor, İsveç’te bir Türk öğrencinin sınıfında birinci olması gazetelerimizin birinci sayfa güzellerinin yanına kuruluyor, Yurovizyon “başarı”mızı, havaalanında başlayan ve Taksim Meydanı’nda nihayetlenen binlerce hayranın katıldığı bir karnaval coşkusuyla taçlandırıyoruz.

Ardından da askerlerimizin kaçırılması karşısında Sayın Baykal’ın deyişiyle “ulusal onurumuz inciniyor”. İncinen onurumuzu onarmak için özür bekliyoruz ama “üzgünüz” cevabını alınca alıngan bir çocuk gibi iyice içimize kapanıyoruz. Kendimize kahrediyoruz günlerce.

Kola çuvala sığar mı?

Sonra bir karnaval kendimize getirmeye yetiyor bizi. “İyi haberler” verecek birilerini beklemeye başlıyoruz.

İşte bu “iyi haberler” rolünü bu defa Cola Turka reklamı oynadı. “Kötü” Amerikalıdan intikamımızı sanal da olsa almak, kamuoyunun incinen onuruna “hayatın tadı”nı iade etmiş oldu. Şaşkın Amerikalıya doyasıya güldük, ferahladık. “İşte biz gelirsek böyle geliriz” diye efelendik kendi aramızda.

“Kiss çoluk çocuk” lafı gururumuzu okşadı kuşkusuz.


Tıpkı Sinanoğlu’nun rüyasında Amerika’daki gökdelenlerin üzerinde “Hakiki Rize çayı” reklamının asılması gibi.

Ama sormazlar mı adama “So what?” (Ya sonra?) diye.

Hem kola çuvala sığar mı azizim?

Alıntı:
MUSTAFA ARMAĞAN'ın 20/07/2003 tarihli yazısı...
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:29.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382