Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz  

Geri Git   Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz > Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair > Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji > Tarihimizden Kesitler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle
Karakalem Dini İlimler Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri Free Lyrics Ödev Anne ve Bebek Rehberi iPhone Fun

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 
 
 

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-10-2008, 12:17   #1 (permalink)
Profesör
 
vuslat78 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ...ANKARA...
Mesaj: 2,807
Tecrübe Puanı: 269vuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond repute
Arrow Brüksel’deki yargıçlar sarıklı olsaydı…


Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’daki türban değişikliği maddesini yok hükmünde kabul eden kararıyla ciddi bir bunalıma itilmiş oldu. Atatürk zamanında mevcut olmayan ve 1960 ihtilalinin ardından kurulan Anayasa Mahkemesi, artık fiilen yönetime el koymuş bulunuyor.

Türkiye’nin, sinir sistemine saplanan bu hukuk kramplarının etkilerini kolay kolay üzerinden atamayacağını görmek için kâhin olmaya gerek yok.

Öyleyse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tam bir gün önce açıklanan türbanı reddeden kararı ile Anayasa Mahkemesi’nin değişiklik maddesini iptal eden kararına nasıl bakmamız gerekiyor? O meşhur deyişle, Avrupa hapşırsa biz nezle mi oluyoruz? Yani Brüksel’deki hukukçular kararlarıyla bizimkilere tüyo mu vermiş oldu? Öyleyse hani o övündüğümüz Türk hukuk devrimi?

Bir hukuk devrimimiz vardır gerçi ama bunun ‘Türk’ olduğunu iddia etmek için dünyadan bihaber olmak gerekir. Zira bizim ‘hukuk devrimi yapıyoruz’ diyerek âlâ-yı vâlâ ile İtalya’dan ceza hukuku ithal etmemizden (adoption) sadece birkaç yıl sonra İtalyanların kendi ceza hukuklarını çöpe atmalarındaki parodiden anlayabilirsiniz vaziyetin çarpıklığını.

Bir an için dünyanın şartlarını göz ardı edin ve şu soruya cevap arayın: Eğer günümüzde Roma hukukundan esinlenen laik Batı hukuku yerine İslam hukuku (fıkıh), modern dünyanın benimsediği temel hukuk normu olmuş olsaydı, bugün Brüksel’dekiler de, Ankara’dakiler de hâlâ türbanın mücadelesini mi veriyor olacaklardı?

Durun, ‘böyle bir günde sorulacak en soruyu sordunuz ya, ne diyelim’, der gibi bakmayın bana lütfen. Kısırlaşan ortama bir düşünce kapısı aralamaya çalışıyorum. Hem bunu ben değil, bir Batılı söylüyor. Yani iş ciddi!

‘İslam tarihini bir Batılıdan mı öğreneceğiz?’ yollu yorumlara sapmadan bakacağız söylenenlerin hakikat katına mı, yoksa bâtıl kategorisine mi ait olduğuna. İşte bu yüzden projektörlerimizi Batılı bir hakikat araştırmacısına, Marshall Hodgson’ın satırlarına yöneltiyoruz.

Hodgson’a göre, İslam, küresel bir süreç olan dünya tarihinde bir dönüm noktasıdır. İslamiyet, getirdiği evrenselci ve eşitlikçi esaslarla ve bilgi ile ahlaka yaptığı dengeli vurguyla dünya tarihinin gidişatını etkilemiş, özellikle de modern Batı medeniyetinin teşekkülüne olmazsa olmaz katkılarda bulunmuştur.

Tarihçimiz ilginç bir varsayımda bulunuyor ve diyor ki: Eğer 16. yüzyılda dünyamıza Mars’tan bir gözlemci inmiş olsaydı, insanlığın tamamının Müslüman olmanın eşiğinde bulunduğuna hükmederdi. Gözlemci bu yargıya, kısmen Müslümanların stratejik ve siyasî avantajları sebebiyle ama asıl, genel kültürlerindeki canlılık kendisini etkilediği için varırdı. Zira İslam kültürü 16. yüzyılda dünyada en canlı, en avantajlı ve yayılmaya en müsait kültürdü. Neden?

İslam medeniyetinin ileri olması, bu medeniyetin kendisi dışındaki medeniyetleri sömürüp söndürmediği ve kanatları altında yaşamalarına izin verdiği için dünya medeniyetleri arasında çok büyük bir eşitsizlik doğurmuyordu. Bir medeniyet, en fazla 4-5 yüzyılda diğerlerini yakalayabilirdi. Fakat 17. ve 18. yüzyıllarda kültürel bloklar arasında bir dengesizlik doğmaya başladı. Zaten sürmekte olan değişimin hızı özellikle bir bloğun içinde olağanüstü derecede arttı. Bu blok, Avrupa veya daha genel anlamda Batı olacaktır.

Yazarımıza göre, ne oldu da Batı böylesine hızlı ve verimli bir çıkışı yakaladı? Temel mesele, Batı’nın her anlamda ‘yatırımlar’ını, zaman ve para kaynaklarını, birbirini besleyen büyük ölçekli teknik uzmanlaşmaları bilim ve teknik alanına yönlendirmesiydi. Böylece kurumların teknikleşmesi, daha önce başka uygarlıklarda görülmeyen muazzam bir patlama ile sonuçlandı ve yazarın toplumsal kudretin artışı dediği hadise yakalandı. İşte bu süreçte yakalanan katlamalı üretim artışı, Batı’yı diğer medeniyetlerin önüne geçirdi ve bugüne kadar getirdi.

Fakat tarihçimize göre ‘modern’ olan ile ‘Batı’yı özdeşleştirmek, büyük bir yanılgıya yol açacaktır. Çünkü modernlik, münhasıran Batı’nın eseri olmayıp onun da içinde aktığı bir nehir yatağının ismidir. Bu yüzden Batı, ‘modernliğin babası ve sahibi olmayıp Sümerlerden İslam medeniyetine kadar pek çok kadim medeniyetin geliştirimine katıldıkları ve nihayet, Batı medeniyetine sosyo-kültürel ve ekonomik bir zemin teşkil eden modernlik üzerinde kuruldu. Batı, modern medeniyete ev sahipliği yaptı sadece. Bu ev sahibi pekala İslam da olabilirdi.

Burada 16. yüzyılda dünyamıza inen Marslı gözlemciye geri dönecek olursak, modernliğin hangi topraklarda doğacağı sorumuza kesinlikle ‘Tabii ki İslam dünyasında’ diye cevap vereceğini varsaymak için pek çok sebep vardır.

Peki eğer modernlik Avrupa’da değil de, İslam âleminde zuhur etseydi, acaba dünya nasıl bir şekil alacaktı? Bu soruya Hodgson’ın cevabı nettir: Eğer modernlik ilk olarak İslam âleminde doğsaydı modern toplumun eşitlikçi ve çok-kültürlü eğilimi şimdi olduğundan çok daha yüksek seviyelerde bulunacaktı. Aynı şekilde modernlik Batı’da olduğu gibi bir ulus-devlet çatısı altında değil de İslam âleminde ortaya çıksaydı, modern dünya bir ‘süper-ulema’ ve bir ‘süper-şeriat’ın engin kanatları altında eşitlikçi bir evrensel devletle karakterize edilecekti.

Bir bakıma şunu demeye getiriyor tarihçi: Bugün dünyada ulaşılan insan hakları, uluslararası hukuk şu bu, öyle bir durumda İslam hukukunun ve onu uygulayan Brüksel’deki değil de İstanbul veya Kahire’deki ulema tarafından belirlenecek ve onların yargıları evrensel norm olarak kabul edilecekti. Dolayısıyla Brüksel’deki mahkemenin koltuklarında sarıklı İslam hukuku uzmanları oturuyor olacaktı.

Tarih, belgeler ve bilgiler üzerinde yapan ameliyatın ötesinde bir tefekkür hazinesidir. 1968’de henüz 46 yaşında dünyamızdan ayrılan Hodgson’ın kısacık ömründe sabırla ve özenle yazıp çizdikleri, sadece geçmişin anlaşılmasına değil, bugünün aydınlatılmasına da hizmet etmektedir. Zira bugünün çağdaşlığını sorgulamak için tarihe ihtiyacımız var.

Belki de asıl problemimiz bugünledir. Tarih bahane…

MUSTAFA ARMAGAN
__________________
vuslat78 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-10-2008, 12:59   #2 (permalink)
***MASAL***
 
TIRSAK KEDİ kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Akvaryum
Mesaj: 4,049
Tecrübe Puanı: 100TIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond reputeTIRSAK KEDİ has a reputation beyond repute
Varsayılan


Severim Mustafa Armağan'ın yazılarını, çok güzeldi, teşekkrler
__________________
http://www.hayatinrengi.net/image.php?type=sigpic&userid=3&dateline=1189063567  
Your Current Signature Picture

"Minik Japon Balığı'm"

Eğer bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp “benim büyük bir sıkıntım var” deme.
Sıkıntına dönüp “benim ne büyük bir Rabbim var” de!
TIRSAK KEDİ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-10-2008, 21:36   #3 (permalink)
Profesör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 3,255
Tecrübe Puanı: 240menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
Varsayılan


TeŞekkÜrler Sword Önemlİ Konu Bu Arada Tirsak Kedİ ArkadaŞim YazdiĞiniz Yazi Benİ Çok Etkİledİ Çok GÜzel Ve Anlamli DoĞrusu: Benİm Ne BÜyÜk Rabbİm Var"de!
__________________
menekşe is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-12-2008, 17:55   #4 (permalink)
Doktor
 
gazeteci kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fanide misafir,ebediyyet yolcusu.Ank.
Mesaj: 687
Tecrübe Puanı: 95gazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond repute
Varsayılan


Teşekkürler. Biraz ütopya gibi olmuş sanki
__________________
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
(Blaise Pascal)
gazeteci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 06:55.


Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay



youtube videos | karakalem | rapid arama | resim arama

HAYATIN RENGİ
Protected by CBACK.de CrackerTracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351