Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz  

Geri Git   Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz > Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair > Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji > Tarihimizden Kesitler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle
Karakalem Dini İlimler Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri Free Lyrics Ödev Anne ve Bebek Rehberi iPhone Fun

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 
 
 

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-06-2008, 22:38   #1 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 10,911
Tecrübe Puanı: 100Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Varsayılan 7 Temmuz’un kanlı şifresi-Mustafa Armağan


MUSTAFA ARMAĞAN
Ergenekon Operasyonu kapsamında emekli Orgeneral Şener Eruygur’un evinde yapılan aramalarda ele geçen bir belgeye göre 7 Temmuz 2008 günü AK Parti’yi devirme harekâtının miladı olacakmış. Gerisini basından biliyorsunuz: Suikastlar, eylemler, mitingler, şu bu derken Türkiye tam bir kaosa sürüklenecekmiş. Tabii ardından gelsin darbeli günler.

Konuya tarihî derinlikten bakınca dikkatimi 7 Temmuz tarihinin seçilmiş olması çelmeledi ister istemez. Neden özellikle 7 Temmuz? Ya da şöyle soralım: 7 Temmuz şifresinin anlamı nerede gizli? Öncelikle söyleyelim ki, 7 Temmuz’un darbeciliğimizin “kanlı miladı” olduğu bilinmedikçe günümüz darbecilerinin eylemlerine başlangıç tarihi olarak neden 7 Temmuz’u seçtiklerini anlayamayız. Onun için şimdi yüz yıl öncesinin o “kanlı” gününe dönelim ve hatırlayalım neler olduğunu. Sultan II. Abdülhamid devrilmedikçe iktidara nüfuz edemeyeceklerini düşünen Masonlar ve yaklaşan büyük dünya kapışmasında Osmanlı’yı saflarına çekmek için fırıldaklar çeviren Avusturya-Alman istihbaratı, Reval’de Rus Çarı ile İngiltere Kralı’nın Osmanlı topraklarını bölüştükleri propagandasında hedefine ulaşmış ve hafiyelerin nefeslerini enselerinde hisseden İttihatçılar isyan için düğmeye basmışlardı.

İttihat ve Terakki Genel Merkezi’yle yazışarak dağa çıkma iznini alan Resneli Niyazi, 3 Temmuz günü diğer subayların cuma namazında olmalarından faydalanarak tabur kasasını soymuş, 200 kadar gönüllü asker ve bir o kadar sivil “vatan fedaisi”yle dağa çıkmıştı. Bunun üzerine Sultan Abdülhamid, en güvendiği komutanlardan Arnavut Şemsi Paşa’yı Niyazi Bey’i yakalamakla görevlendirdi.

Halkın “Şemo” diye andığı Şemsi Paşa, sertliği, disiplini ve padişaha sadakatiyle tanınıyordu. Yıllarca Balkanlar’da başta Bulgarlar olmak üzere azgın komitacılarla boğuşmuş deneyimli bir askerdi. Hatta Fevzi Çakmak bile onun yanında çetecilerle nasıl mücadele edileceğini öğrenmişti. Bir keresinde tepelerinde vızıldayan kurşunlardan rahatsız olan ve başını kurşun sesinin geldiği tarafa doğru çevirip duran Fevzi Bey’e, “Merak etme delikanlı, sesini duyduğun kurşun sana isabet etmez” esprisini yapan da bu Şemsi Paşa’dır. Şemsi Paşa saraydan emri alınca derhal harekete geçti ve Manastır’a geldi. 7 Temmuz günü (bazı kaynaklarda ise 8 Temmuz diye geçer) Yıldız Sarayı’na gerekenin yapılacağından emin olunması yolunda rahatlatıcı bir telgraf çekti.

Onun gelişiyle isyancılar korkuya kapılmışlardı. Şemsi Paşa gibi yıllarca dağlarda keklik gibi komitacı avlamış bir komutanın Resneli Niyazi’nin çetesini yakalaması işten bile değildi. Eğer bunu başarırsa isyan öldürücü bir yara alacak, belki de arkasından gelecek tutuklamalarla bir daha bellerini doğrultamayacaklardı.

Birinci Ferik Şemsi Paşa (ne var ki, Soner Yalçın’ın “Efendi”de yazdığı gibi ‘Müşir’ (Mareşal) değildi; Birinci Ferik, Korgeneral ile Orgeneral arasında bir rütbedir; Müşir olan, daha sonra yine ihtilalciler tarafından dağa kaldırılacak olan Tatar Osman Paşa’ydı), bir süre önce inme indiği için bir ayağını sürüyerek Manastır Postanesi’nin merdivenlerinden inmekteydi. Tam makam arabasına bineceği sırada seyirciler arasından bir el uzandı ve tabancasını ateşledi. İki el ateşle ihtilal de artık geri dönülemez bir dönemece girmiş oluyordu. Bazıları kurşunların Paşa’nın göğsüne saplandığını ve hemen oracıkta öldüğünü söylüyorsa da, oğlu Müfid Şemsi’nin babası hakkında kaleme aldığı kitapta kurşunlardan birinin omzuna saplandığı ve babasının tekrar postane binasına girdikten sonra iç kanamadan öldüğü yazılıdır ki, herhalde İttihatçıların sözlerine değil, oğlunun sözlerine itibar etmek gerekir.

Ateş eden Teğmen Atıf Bey, bir subayın açtığı ateşle yaralanmışsa da, kargaşalıktan yararlanıp kaçmayı başarmış, önce bir dükkâna girip kepenkleri kapattırmış, daha sonra örgüt tarafından çarşaf giydirilmek suretiyle arkadaşının evine götürülmüş, oradan da yine çarşaflı olarak başka bir eve nakledilerek takipten kurtarılmıştır. O artık bir kahramandır, anlı şanlı hürriyet fedaisi! Nitekim Cumhuriyet döneminde bu kahramanlığı ödüllendirilecek ve başka bir marifeti olmadığı halde iki dönem Çanakkale milletvekilliği yapacaktır.

Düşünün: TBMM’de bir katil milletvekili. Katilden kahraman olur mu? İhtilal başarıya ulaşırsa olur! Ulaşamazsa ne mi olur? Talat Aydemir gibi sehpayı boylar.O halde biz darbeleri başarısına göre mi yargılayacağız? Peki darbe veya ihtilal sırasındaki usulsüzlükleri, hırsızlıkları, adam vurma ve yaralamaları gayeye giden yolda her şey mubahtır, mantığıyla aklayacak mıyız? Ve bu ne zamana kadar devam edip gidecek? Bugün buna nasıl karşı çıkıyorsak, ‘Geçmiş geçmemiş’ olduğuna göre tarihte yapılanlara da aynı şekilde karşı çıkmalı değil miyiz?

Tabur kasasını soyup köylülerden zorla vergi toplayan Resneli Niyazi ‘hürriyet kahramanı’, bizzat kendi komutanını katleden Atıf Bey ‘vatan fedaisi’, eniştesi Nazım Bey’i bile vurdurmaktan çekinmeyen Enver Bey en büyük ‘vatanperver’ sayıldıkça, yani birtakım insanlar kendi kendileri görevlendirerek çeteler kurup başarıya ulaşınca kutsanırsa bu işin sonunu getiremeyiz. Yarın öbür gün bir başkasının sizin düzeninize karşı aynı kanun dışı eyleme girişmesi karşısında diyecek bir şeylerinizin de olması gerekmez mi?

Yasal yollardan iktidara gelmiş olan Sultan Abdülhamid’i anayasayı ihlal etmekle suçlayanlar, bir süre sonra en ağır militer düzeni bal gibi savunmamışlar mıydı? Rahmetli Adnan Menderes de 27 Mayısçılar tarafından 1924 Anayasası’nı ihlal etmekle suçlanmıştı; ne gariptir ki, onu anayasayı ihlalle suçlayan darbeciler aynı anayasayı toptan kaldırıp atmışlardı, yine de yüzleri kızarmadan tozunu bile bırakmadıkları anayasayı ihlal ettiği için Başbakan asabiliyorlardı.

Meşrutiyet ihtilali Türkiye için demokratik bir süreci başlatmıştı. Eyvallah. Lakin İttihatçılar, uğrunda nice kanlar akıtarak ilan ettikleri Meşrutiyet’i çok değil, 2 yılda boğmamışlar mıydı? Ve başlattıkları demokratik sürece tabiatıyla başka aktörler de dahil olmaya kalkınca idamlar, suikastlar, sokak ortasında yargısız infazlar, Babıali baskınları birbirini izlememiş miydi?

İşte 7 Temmuz’u darbelerine milat yapanlar, o günün toplumun yüzüne bulaştırdığı kanın hâlâ temizlenmediğini bir kere daha göstermiş oldular.

m.armagan@zaman.com.tr
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

---

Yerinde değerlendirmeler. Bu operasyonlar kararlılıkla ve cesaretle devam ederse en tepedeki 33. dereceden Mason üstada varılır. Ülkeyi o zamandan bu yana kimler yönetiyormuş tam net olarak görmüş oluruz bizler de...
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Tunaltay is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-07-2008, 11:58   #2 (permalink)
Doktor
 
gazeteci kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fanide misafir,ebediyyet yolcusu.Ank.
Mesaj: 687
Tecrübe Puanı: 97gazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
Tabur kasasını soyup köylülerden zorla vergi toplayan Resneli Niyazi ‘hürriyet kahramanı’, bizzat kendi komutanını katleden Atıf Bey ‘vatan fedaisi’, eniştesi Nazım Bey’i bile vurdurmaktan çekinmeyen Enver Bey en büyük ‘vatanperver’ sayıldıkça, yani birtakım insanlar kendi kendileri görevlendirerek çeteler kurup başarıya ulaşınca kutsanırsa bu işin sonunu getiremeyiz. Yarın öbür gün bir başkasının sizin düzeninize karşı aynı kanun dışı eyleme girişmesi karşısında diyecek bir şeylerinizin de olması gerekmez mi?
Mustafa Müftüoğlu'nun "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" kitabı geldi aklıma. "Devler cüce, cüceler dev" olarak gösteriliyor. Anlaşılan birileri halkı hâlâ eskisi gibi saftirik zannediyor.

Teşekkürler Tunaltay abi.
__________________
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
(Blaise Pascal)
gazeteci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 03:43.


Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay





HAYATIN RENGİ
Protected by CBACK.de CrackerTracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351