Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Günün Ayeti:
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının. Umulurki esirgenirsiniz.
Hucurat Suresi, 10
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Yaşasın, Abdülhamid çarşafı yasaklatmış!

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-17-2008, 11:47   #1 (permalink)
DursuN ZamaN
 
Alessa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Konum: Yaşamın Kıyısında
Mesaj: 210
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 189
Rep Derecesi: Alessa has a spectacular aura aboutAlessa has a spectacular aura about
Alessa is offline  
Varsayılan Yaşasın, Abdülhamid çarşafı yasaklatmış!


Okurlarım sık sık neden bir Osmanlı tarihi yazmadığımı sorarlar. İçimden “Şeytan kovalamaktan salavat getirmeye vakit kalmıyor ki!” demek geçiyordu ya, bir türlü diyemiyordum. Lakin bugün diyeceğim, çünkü gerek gazetelerde, gerekse internette tarih yazarı olarak ortaya çıkanlar ya sade suya tirit bilgilerle idare ediyorlar veya olayları düpedüz kendilerine yontuyorlar.

Bunun son örneği, türban tartışmasının yeniden alevlenmesiyle bazı köşelerden başını uzatan Sultan II. Abdülhamid’in ‘çarşaf yasaklama emri’nin dile düşmesi oldu. Kimler yazdı. Bakalım.
1) Murat Bardakçı, haberturk.com’da çıkan yazısında (8 Şubat 2008) dindarlığıyla meşhur Abdülhamid’in terör korkusundan İstanbul kadınlarının çarşaf giymelerini yasakladığını, dahası çarşafın İslamî kurallara uymadığını söylediğini ileri sürmüş ve şöyle devam etmiş: “Sultan Abdülhamid, 1892’nin 2 Nisan günü, öğle namazından sonra Teşvikiye’deki Silâhhane binasını ziyaret etmiş ve Yıldız Sarayı’na dönerken yolda bir grup çarşaflı ve peçeli kadınla karşılaşmıştı. Kadınların yüzlerinin tamamen örtülü olması hükümdarın dillere destan vesvesesini artırmış, ‘Ya canıma kasdetmek niyetinde olan erkekler de böyle çarşafa bürünerek bana saldırmaya kalkarlarsa halim nice olur?’ diye düşünmüş ve hemen o gün, kadınların çarşaf giymelerini yasak etmişti.” Popülerleştireyim derken cılkını çıkarmak diye buna denir. Kadınların yüzleri kapalı olunca padişah korkmuş ve çarşafı yasaklatmış! İyi de çarşaf yasaklanınca ne giymiş İstanbullu kadınlar? Tayyör olmasın sakın?
2) Avni Özgürel, Radikal’de (10 Şubat) Abdülhamid’e Teşvikiye Camii’nde cuma namazı bile kıldırıyor ki asla söz konusu değil (Allah’tan Bardakçı gibi “öğle namazı”nı kıldırmıyor). Özgürel olayı şu kılıkta sunmuş: “Saraya dönüş yolunda çirkin biçimde belleri bağlı siyah çarşaflara bürünmüş, yüzlerini peçeyle örtmüş kadınlar gören padişahın mabeyn görevlisine, ‘Bunların hali nedir? Yaşlı Hıristiyan kadınlara benzemişler... Sanki böcek sürüsü’ dediği söylenir... 1892 yazında yayımlanan ferman…’ Burada keselim. “Böcek sürüsü” ha, pes vallahi! Üstelik mevsim yaz değil, bahardı, Nisan’ın 1’iydi (Bardakçı’nın zannettiği gibi 2’si de değildi). Hele yazının son cümlesini, eminim Bardakçı bile yazmaya kadir olamazdı. Herhangi bir kaynak belirtilmeden “çarşaf yasaklanınca, polislerin ellerine makas Kalpakçılarbaşı, Şehzadebaşı, Köprü gibi İstanbul’un kritik noktalarında bekleyip çarşaflı gezen kadınların eteklerini kestikleri biliniyor” sözlerini okuduğumda “el-insaf!” dedim içimden, ‘tarihimiz kimlere emanet?’
3) Osman Özsoy ise 27 Şubat günü haber7.com sitesinde aynı belgeye atıfta bulunarak bunun Şeyhülislamlığın bir fetvası olduğunu söylüyor ki, birazdan göreceğiniz gibi hiçbir alakası yoktur.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Sarayı, Başkitabet Dairesi, No: 5894 Şimdi geldik meselenin bam teline. Sizi bir miktar zorlayacağım ama belgenin, yorumcuların ellerinde nasıl kılıktan kılığa girdiğini görebilmeniz için dişinizi sıkın, derim. Üstelik sizin için metni biraz sadeleştirdim. Belge ilk defa burada özet değil, tam metin olarak yayınlanıyor. Başkâtip Süreyya Bey’in sultanın ağzından kaleme aldığı belge konuşuyor:
“Padişah hazretlerinin, bugün yüce cuma selamlığı törenini müteakip Teşvikiye’de bulunan devlet silahhanesini yüksek teşrifleri gerçekleştikten sonra saraya dönerken geçtiği yol üzerinde acayip bir tarzda bellerinden bağlı siyah çarşaflara bürünmüş ve yüzlerini dahi siyah renkte ve gayet ince peçelerle örtmüş bazı kadınlar gözüne ilişmiş, bunların neredeyse çıplak denilecek derecede açık saçık bulunmalarına ve adeta matem elbisesi giyinmiş Hıristiyan kadınlarına benzemiş olmalarına bakarak birdenbire Müslüman olup olmadıklarında tereddüde düşmüştür. Delil ve açıklama gerektirmez bir husustur ki, Yüce İslam Devleti’nin (Allah onu kıyamete kadar yaşatsın) kıvam ve bekasının ve şevket ve yükselişinin artışı, devlet kurumunun fertlerini oluşturan bütün erkek ve kadın Müslümanların hal, durum ve hareketlerinde Şeriatın faydalı ve kurtarıcı hükümlerine eksiksiz bir ihtimamla uymalarına bağlıdır. Aksi hal, Allah korusun, gerek ümmetin fertleri, gerekse devletin esası için maddî ve manevî açıdan sonsuz zararlar verecektir. Bu yüzden Müslüman kadınların Allah’ın emirleri arasında bulunan tesettür ve hicaba girmenin güzel adabına dikkat ve özen göstermeleri gerektiğine dair beyan ve delil getirmek gereksizdir. İşbu çarşaflar ise Müslüman kadınlarca tesettür emrine asla uygun ve müsait olmadığı gibi, [kötü] bir maksatla şuraya buraya girmek için bazı münasebetsiz erkekler tarafından dahi bir yerde fesat ve mel’anet [aleti] olarak kullanılmaktadır. Hatta geçenlerde bir erkek bu şekilde çarşafa bürünerek kadın kıyafetinde silahlı olarak bir eve girmiş ve evdeki kadının üzerine hücum edip çaldığı eşyayı pencereden arkadaşına atarak savuşmuştur. Dinî açıdan ve toplumun iyiliği için açık olan çok sayıdaki zarar ve sakıncaya dayanarak bu konuda gereken kişilere yumuşakça ve münasip bir üslupla anlatılmak ve gerekli nasihatler verilmek suretiyle kadınlarca çarşaf giyilmesinin yasaklanması [veya engellenmesi] için sebeplerin temini padişahın emir ve fermanı gereğidir. O konuda emir ve ferman, emir sahibinindir.”
Metnin nefaseti ve üslubunun yumuşaklığı bir yana, bir çelişki gözleri yakmakta değil midir? Abdülhamid, hem çarşafın yasaklanmasını emrediyor (güya), hem de onun Müslüman kadınların tesettürüne uygun olmadığını söylüyor, yani çarşafı açık saçık ve neredeyse ‘çıplak’ buluyor! Hem Şeriata uymanın önem ve gereğinden bahseden, hem de çarşafın dinî açıdan sakıncalı olduğunu söyleyen bir metin sizce gerçekte ne demek istemiş olabilir?
İşte popüler tarihçinin anlamak istemediği, daha doğrusu anlamaya güç yetiremediği için özellikle düzleştirip çarpıttığı yalın gerçek, bu sorunun ucundadır ve ancak tarihin katmanları arasında çıkılacak zahmetli bir yolculukta açacaktır peçesini.
Haftaya çarşafın tarihini yazın, diyenler parmak kaldırsın!
Alıntı:
zaman>pazar>mustafa armağan
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 07:03.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382