Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Yargıtay’ın ilk başkanı Cevdet Paşa’ydı

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-23-2008, 09:51   #1 (permalink)
DursuN ZamaN
 
Alessa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Konum: Yaşamın Kıyısında
Mesaj: 210
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 189
Rep Derecesi: Alessa has a spectacular aura aboutAlessa has a spectacular aura about
Alessa is offline  
Varsayılan Yargıtay’ın ilk başkanı Cevdet Paşa’ydı


Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 21 Mayıs bildirisi Türkiye’de yüksek yargı organlarının meşruiyeti ve işlevi konusunda yeni bir tartışma başlattı. Tövbekâr darbecilerimizden Hasan Cemal gibi yargıya ‘kırmızı kart’ gösterenler çıktığına göre bu defa postu kolay deldirmeyeceğimiz söylenebilir. Öncelikle belirtelim ki, Yargıtay adı, Atatürk zamanında yoktu. 1945’te uydurulmuştu. Kuruluş yılı olan 1868’den bu tarihe kadar bu kurum çeşitli aşamalardan geçmişti ve isim değiştirmeden önce Temyiz Mahkemesi diye anılıyordu.



Yargıtay’ın kurucusu son devrin büyük İslam hukukçusu Ahmed Cevdet Paşa’dır. 1868 yılında ikizi olan Şûra-yı Devlet (Danıştay) ile birlikte kurulan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye’nin, yani Yargıtay’ın en önemli icraatından birisi neydi biliyor musunuz? Bugün bazı bölümleri hâlâ kimi Arap ülkeleri ile İsrail’de uygulanmakta olan ve İsviçre Medeni Hukuku’nu alacağız diye kaldırıp attığımız “Mecelle”nin yazımı. Dünya hukuk tarihine geçen bu eserin yazarı da Cevdet Paşa’dır. Kendisi aynı zamanda ilk Yargıtay Başkanımızdır!
Tezâkir adlı kitabında Yargıtay’ı nasıl kurduğunu şöyle anlatıyor Paşamız:
“Başına Midhat Paşa’nın geçirildiği Danıştay, gösterişli bir şekilde kuruldu. Bense gösterişe bakmadan temelinin sağlam olmasına özel bir dikkat gösterdim. Dairelerini zamanla edinilen tecrübeler ışığında gelişmeye açık tutarak oluşturdum. Kalemlerini güzelce düzenledim. Böylece Yargıtay, birdenbire değil, adım adım oluştuğu için Danıştay’ın başına sonradan gelen altüst oluşlardan etkilenmemiştir.”
Sevgili Cevdet Paşa herhalde Yargıtay başkanlarının garip ve çelişkilerle dolu bildiri metnini okusa bunlara yargıç diplomasını verenleri huzuruna çağırıp bir güzel paylardı.
Üç sene kadar kaldığı Yargıtay Başkanlığı’ndan Sadrazam Âli Paşa ile aralarının bozulması üzerine ayrılan Cevdet Paşa, bulunduğu konumun nezaketini hiçbir zaman unutmamış ve makamını siyasetten olabildiğince uzak tutmaya çalışmış, yapılan baskılar karşısında adamlarını toplayıp sokaklara dökülmemişti.
Şunu da söyleyeyim ki, Osmanlı’nın Yargıtayı, bugünküne göre çok daha dokunulmazlık zırhına sahip olduğu halde görevini siyasileştirmekten kaçınmıştır. Zira 1870 yılında çıkarılan içtüzüğüne göre Divan-ı Ahkâm-ı Adliye üyeleri 1) istifa etmedikçe, 2) daha yüksek bir memuriyete tayin edilmedikçe, 3) aleyhlerinde bir kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadıkça görevden azledilemezlerdi.
Kuruma 1887’de bir dilekçe dairesi eklenmiş, böylece başvuru hakkı sağlanmıştır. Burada belirtelim ki, Sultan Abdülhamid adalet bürokrasisine siyasetin karışmaması için özen göstermişti. Hatta idam cezalarını, yetkisini kullanıp affettiği için Adalet Bakanı Abdurrahman Paşa’yla arası açılmış, Paşa bunu Sultan’ın adaletlerine güvenmediği şeklinde yorumlamış ve istifa etmek istemişti. Ancak Abdülhamid kendisinin gönlünü almış ve bir insanı öldürmenin sorumluluğunu vicdanen kaldıramadığını, yoksa hakimlerin adaletinden en ufak bir şüphesi olmadığını belirtmek ihtiyacını duymuştu. Düşünün ki, Abdülhamid, Abdurrahman Paşa’nın mezarını atası Fatih’in türbesinin kapısı önüne yaptırarak hem adalete, hem de paşaya duyduğu saygıyı göstermek istemişti.
Yargıtay’ın Cumhuriyet dönemine rastlayan bölümünde çok önemli iki olayı zikretmemiz lazım.
Birincisi, 1925’te Eskişehir’de bulunan kurumun başında Ömer Lütfi (Salman) Bey bulunmaktadır. Henüz açıklanmayan bir sebeple Ömer Lütfi Bey, Adalet Bakanlığı tarafından azledilmiş, yani görevinden alınmıştır. Bu da Cumhuriyet döneminde siyasetin yargıya müdahalesinin açık bir örneğidir. Yargıtay Başkanlığı’ndan alınan ama Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanlığı uhdesinde kalan Ömer Lütfi Bey, kurumun onuruna müdahale saydığı bu girişimi içine sindiremediği için mesleğinden istifa edecek ve köşesine çekilecektir. Ne de olsa, Abdurrahman Paşa’nın yargının bağımsızlığı ilkesinin ışığında yetişmiş bir Osmanlı’dır.
Son olarak, 1966’da Yargıtay Başkanlığı’na seçilen ve 1968 adli yılı açılış konuşmasında “Tanrı’yı da insan yaratmıştır.” sözünün sahibi İmran Öktem’i hatırlatmak istiyorum. Bu söz ve aynı konuşmada Nurculuk aleyhinde sarf ettiği ağır ifadeler sebebiyle halktan büyük tepki toplayan Öktem, bir yıl bile geçmeden, 1 Mayıs 1969’da ölür. Ancak bir sorun vardır: İmamlar, “Tanrı’yı insanlar yarattı.” sözünden dolayı cenaze namazını kıldırmak istememektedirler. Ankara’daki Maltepe Camii’nin avlusu, 3 Mayıs’ta belki de Cumhuriyet tarihinin en çarpıcı tabut başı atışmalarına sahne olmuştur. Bir taraftan “Allahsızların namazı kılınmaz”, öbür taraftan “Atatürk geliyor” haykırışları arasında çıkan itiş kakışta İsmet İnönü ezilme tehlikesi geçiriyor ve bir tuğgeneralin tabancasını çekip insanları korkutmasıyla tehlikeyi atlatıyor. Hatta cenazenin taşınması sırasında süren arbede yüzünden tabut neredeyse yere düşecek gibi oluyor. İnönü, “Olay, her manasıyla bir 31 Mart vak’asıdır.” diyerek kamuoyunu tahrik etmeyi başarıyor.
Eh buna bir de geçtiğimiz şubat ayında Prof. Erdal Yavuz’un akıl almaz ifşalarını eklediğimizde tablo tamamlanır. İmran Öktem’in cenazesindeki ‘irtica kalkışması’na tepki olarak bütün Yargıtay üye ve mensuplarının toplanıp 7 Mayıs’ta Anıtkabir’e yürümeleri sırasında bazı subayların kendisine, “Bu yürüyüşte ateş açılacak, ölenler olacak ve bunun üzerine biz duruma el koyacağız.” dediğini aktaran Yavuz, Yargıtay ve provokasyon bağlantısının tarihine ışık tutmuştu.
Nereden nereye değil mi? Cevdet Paşa’nın temellerini sağlam bir şekilde attığını söylediği kurumun geldiği noktaya bakınca hüzünleniyor insan. İlerliyor muyuz yoksa?
Alıntı:
zaman>pazar>mustafa armağan
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:56.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382