Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » CHP 1969’da darbeye nasıl karşı çıkmıştı?

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-23-2008, 10:04   #1 (permalink)
DursuN ZamaN
 
Alessa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Konum: Yaşamın Kıyısında
Mesaj: 210
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 189
Rep Derecesi: Alessa has a spectacular aura aboutAlessa has a spectacular aura about
Alessa is offline  
Varsayılan CHP 1969’da darbeye nasıl karşı çıkmıştı?


“Tarih yabancı bir ülkedir” demiş ya David Lowenthal, ben bunun bizim gibi ülkeler için pek geçerli olmadığını düşünüyorum artık. Neden mi? Belki Batı için geçerli olabilir dediği, ancak bizimkisi gibi hafızası zayıf toplumlar hep ve daima kendi ülkesinde yaşamaya mahkûmdurlar. Baksanıza, 1969 yılının tam da bu ayları, ne muazzam benzerlikler gösteriyor yaşadıklarımızla.

Bir kere şimdi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması gündemde olan iktidar, Meclis’in yaz boyunca çalıştırılmasından yana ve anamuhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi tatil girmesini ister iken, 1969 Haziran’ında tam aksi bir manzara hakim siyaset sahnesine. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü yaz boyunca Meclis’in çalışmasını istiyor fakat o tarihte iktidarda olan Süleyman Demirel Meclis ve Senato’nun tatile girmesi için ter döküyordu.
Peki niçin ter döküyordu İnönü? Ve Demirel neden kapatmak istiyordu Meclis’i? Olayları biraz başa doğru sarmak lazım bunu öğrenmek için.
Malum 1961 Anayasası, 27 Mayıs darbesini yapan ekibi korumasına almış ve Demokratların yeniden siyasete girmesini engellemişti. Darbecileri koruyan ‘özel’ maddeler o tarihlerde kaldırılamazdı belki ama hiç değilse hâlâ halkın kalbinde sevgisini koruduğu DP’lilerin affı ve siyasete dönmeleri neden mümkün olmasındı?
Bunun için ilk adımı Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay atmış ve Kayseri’de hapis cezasını çekmekte olan Celal Bayar ve arkadaşlarını affetmişti. Ancak sorun sadece hapisten kurtulmak değildi. Bu affı, siyasi hakların iadesi takip etmeliydi ki, zaten Bayar’ın eski defterleri bir kenara koyup İnönü ile görüşmesinin hedefinde bu vardı. İki ezeli rakip arasındaki bu yakınlaşma elbette siyasi hesaplarla alakalıydı.
İnönü’nün hesabı, biraz Devlet Bahçeli’nin türban konusunda AK Parti’ye yönelik sıkıştırma stratejisini andırıyor. Hem Demirel’i, devamı olduğunu iddia ederek oylarını aldığı Demokrat seçmenlere hep vaat ettiği fakat bir türlü hayata geçiremediği siyasi hakların iadesi konusunda köşeye sıkıştırmak, hem de 27 Mayıs’ı yapıp Menderes ve arkadaşlarını idam eden ve halkın tepkisini alan darbecilerden farklı, hatta özgürlük havarisi olduklarını ispatlamak üzerine kuruluydu strateji. Tabii yaklaşan seçimlerde daha fazla oy almak da vardı hesaplar arasında. Bir taşla birkaç kuş birden vuruyordu İnönü.
Bayar, ‘yeni Menderes’ olarak piyasa çıkan ve söylemlerinde gizli veya açık, DP’nin devamı olduğunu beyan eden Demirel’in siyasî haklar konusunda somut bir adım atmayışı karşısında AP içindeki adamlarını harekete geçirerek iktidar üzerinde baskı kurmak istiyordu. Öte yandan biz desteğimizi çekersek Demirel düşer tehdidini aba altından göstermeyi de ihmal etmiyordu. Bu amaçla İnönü gibi bir ezeli rakibi Pembe Köşk’te ziyaret edip desteğini istemişti.
Oyundaki üçüncü figür olan Demirel, Bayar-İnönü buluşmasıyla köşeye sıkışmıştı. Yıllar yılı Demokratlara haklarını iade edeceğini söyleyip oy alan ama bunu bir türlü gerçekleştirmeyen Demirel, CHP’nin kontratağı karşısında tam anlamıyla köşeye sıkışmıştı. İnönü, Meclis’e gelmesi halinde DP’lilerin affı lehine oy kullanacaklarını beyan etmiş, ‘Hodri meydan’ demişti. Bu durumda Meclis’ten kaçış imkânı kalmamıştı Demirel’in. 15 Mayıs 1969’da oylama yapıldığında Anayasa değişikliği için gerekli parmak sayısına ulaşıldığı görülmüş, 309 oyla kanun kabul edilmişti. Değişiklik senatoda da kabul edildi mi, artık elindeki kartı kaybedecekti.
Ancak ne olduysa bu sırada oldu ve 17 Mayıs tarihli “Cumhuriyet” gazetesi, “Ordu Anayasa değişikliğine hayır dedi” manşetiyle çıktı. Komutanlar Sunay başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplantı üstüne toplantı yapıyordu. Nihayet Sunay’ın 19 Mayıs mesajı bardağı taşıracak, o da Anayasa değişikliğine karşı olduğunu açıklayacaktı. Kanunun hiç değilse Senato’dan geçmemesi için baskı yapılıyordu.
Anlayacağınız Türkiye tam bir darbe havasına girmişti. Nitekim Demirel iki defa MİT başkanıyla görüşecek, CHP MYK üst üste toplanacak, İnönü ise geri adım atmayacağını ilan edecekti. Gerçekten samimi miydi değil miydi, tartışıladursun, İnönü’nün askerî darbe yanlılarına tokat gibi verdiği şu muhtıra, bence demokrasi tarihimize altın harflerle yazılacaktır:
“Biz tam kadro olarak Senato’ya gidip oy kullanacağız… İsterlerse gelip bizi parlamentodan alsınlar.”
Nitekim 20 Mayıs’ta CHP’nin zoruyla toplanan Senato, af kanununu AP’lilerin engellemesi yüzünden görüşememiş ve dağılmıştır.
Manzara son derece ilginç bir hal almıştır. Demokratların devamı olduğunu söyleyen Demirel, askerden tehdit gelince kanunun çıkmaması için elinden geleni yapmakta, buna mukabil CHP, özgürlükleri savunan ve neredeyse 27 Mayıs’a karşı hareket eden bir parti kimliğine bürünmüş, saflar yer değiştirmiştir.
Demirel ne kadar geri çekilirse, onu köşeye sıkıştıran İnönü, boşalan mevzilere sızıyor ve işi, Cumhurbaşkanı’na mektup yazmaya ve darbe tehditlerine karşı çıkmaya kadar götürüyordu. Nitekim 21 Mayıs tarihli “Cumhuriyet” gazetesinde İnönü’nün bizzat Sunay’ı ihtilali kışkırtmakla suçlayan ve dolayısıyla darbe heveslilerini mat eden tarihî mektubu yayınlanacaktı. Bu mektubu, bir başka mektubun takip etmesi gecikmedi. İnönü’nün 15 Eylül 1961 günü Cemal Gürsel’e idamların infaz edilmemesi için yazdığı mektup, 29 Mayıs’ta basında yayınlanacak ve Milli Şef’in o günkü tavrını aslında 27 Mayıs’ın hemen arkasından da takındığı ilan edilecekti. Ne var ki, aynı gün Demirel’in baskısıyla Meclis ve Senato tatile girecek ve af konusu da dahil olmak üzere Türkiye’nin acil çözüm bekleyen meseleleri seçimden sonraya bırakılacaktı.
1969 seçimlerini müteakip toplanan senato, DP’lilere siyasi haklarını iade eden kanunu çıkaracak fakat bu defa da bildik bir engele takılacaktı. Askerin İnönü’yü ezip geçemediği görülünce bu defa Anayasa Mahkemesi devreye girecek ve tıpkı geçtiğimiz günlerde olduğu gibi Anayasa değişikliklerini usul değil, esas yönünden denetleme yetkisine sahip olduğunu iddia ederek, yani yetkisini aşıp bir hukuk darbesi yapacaktı. Halbuki Mahkeme’nin sadece ‘uygunluk’ yönünden Anayasa iradesini denetleme yetkisi vardır, yerindelik yönünden bile yoktur. Ama her darbe kendi hukukunu hazırlamakta mahirdir.
1969’dan bu yana 39 yıl geçmiş. İnönü rolünü bugün kim oynuyor, Demirel rolü kimin üzerinde, siz karar verin artık.

Alıntı:
zaman>pazar>mustafa armağan
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:38.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382