Home Rules Contact
Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz

Haftanın Hadisi:
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
Kayıt Mail Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji, Hayata Dair » Kültür, Sanat, Biyografi, Bilim & Teknoloji » Tarihimizden Kesitler » Ergenekonculara kötü haber: ‘Bursa Nutku’ uydurma

Tarihimizden Kesitler Genel Tarihimize mal olmuş kişiler ve olaylar...

 



Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08-24-2008, 11:43   #1 (permalink)
DursuN ZamaN
 
Alessa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Konum: Yaşamın Kıyısında
Mesaj: 210
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı: 189
Rep Derecesi: Alessa has a spectacular aura aboutAlessa has a spectacular aura about
Alessa is offline  
Varsayılan Ergenekonculara kötü haber: ‘Bursa Nutku’ uydurma


Ergenekon İddianamesi gerçek bir hazine. Elini atanı geri çevirmiyor maşaallah. Türkiye’yi “işbirlikçi ve hain cenneti” olarak gören Ergenekoncuların Atatürk’ün ‘Bursa Nutku’ diye yutturulan bir metni yaygınlaştırmak için nasıl çalışacakları 1918 ve 1965. sayfalarda geçiyor. Sayfa 222’de ise Dell marka dizüstü bilgisayardaki bir yazıda Meclis’i ‘düşük’, yani gayrimeşru gördükleri, onun seçtiği Cumhurbaşkanı’nı tanımadıkları ifade ediliyor ve okuyucular Çankaya Köşkü’nün önünde “etten duvar” örmeye davet ediliyor; üstüne üstlük bu eylemin Atatürk’ün emri olduğu söyleniyor. Emir dediği de malum Bursa Nutku.



Bursa Nutku hakkında ilk kez 11 yıl önce yazmıştım; en son yazımı yazalı da sanırım 2 yıl kadar oluyor. Ulaştığım sonuçları “Küller Altında Yakın Tarih” (Timaş) adlı kitabımda topladım. Merak edenler okuyabilirler. Hoş, zaten okuyorlar da. Nitekim yakınlarda “Sabah”tan Engin Ardıç kaynak belirtmeden bir yazı kaleme aldı, “Yeniçağ”dan Arslan Bulut da hem isim vererek yararlanan, hem de yorumumdan pek haz etmeyen örtük bir eleştiriyle çıktı ortaya. Keza bir internet sitesinde alıntılanan yazıma aklıevvel bir hukukçu tehdit dolu bir mesaj yazmış; güya yazıyı yayından kaldırıp özür dilemezse site sahibi hakkında dava açacakmış. Uğurlar ola.
İyi de Ergenekoncuların gündeme getirdiği Atatürk’ün Bursa Nutku’nun mahiyeti nedir?
Güya 1 Şubat 1933’te Bursa’da Ulu Cami’den çıkan cemaatin bir kısmı, İstanbul’da bazı camilerde Arapça ezan okunduğu halde Bursa’da neden okunmadığını valiye sormaya giderler. Emniyet Müdürü vs. paniğe kapılıp Ankara’ya, Ankara da o sırada İzmir’de bir yurt gezisinde bulunan Atatürk’e telgraf uçurup ‘Bursa’da irticaî kalkışma’nın başladığı mesajını verirler. Atatürk derhal Bursa’ya gelir. İncelemeleri sonucunda önemli bir mesele olmadığını anlar ve Anadolu Ajansı’na meselenin ‘din’ değil, ‘dil’ meselesi olduğunu belirtir.
Buraya kadar okuyup da, “Ee ne var bunda?” dediniz muhtemelen. Türkiye’de, ateş olmayan yerden duman çıkarmak hususunda emsalsiz yeteneğe sahip basın varken çok ekmek çıkar bundan.
Güya 6 Şubat gecesi Gazi, Bursa’da şimdi Atatürk Köşkü olarak bilinen binada bir konuşma yapar ve konuşmasında “Görevini yapmayan kolluk kuvvetleri karşısında Türk gençliğinin bizzat harekete geçmesi gerektiğini” ifade eder. Bu, devrimlerin bekçisi olan gençliği sokaklara dökülmeye, anarşiye, kanun ve nizam tanımazlığa çağıran kışkırtıcı bir konuşmadır.
1958’de “Ulus” gazetesinde çıktığından bu yana, tam yarım asırdır vardı-yoktu diye tartıştığımız bu sözde nutuk hakkındaki görüşüm şudur:
Atatürk’ün Bursa Nutku yoktur!
Kanıtlarımı metodolojik ve olgusal olmak üzere iki düzeyde ifade edeyim:
Metodolojik kanıtlar şunlar:
1) Nutuk, kalabalık bir topluluk önünde yapılan bir konuşmadır. Halbuki Bursa Nutku’nun 13-14 kişilik bir içki sofrasında söylendiği rivayet edilmektedir. Dolayısıyla bir kere bu bir ‘nutuk’ olamaz.
2) Atatürk gibi kanun ve hukuka son derece titizlenen bir devlet adamının gençliği sokağa dökecek ve polis, savcı, hakim vs. devlet görevlilerini dinlememeye sevk edecek bir konuşma yapması kendisiyle çelişmesi demektir. Nitekim Mahmut Goloğlu’nun dikkatimizi çektiği gibi 2,5 ay sonra meydana gelen Razgrad Olayı’nda (Bulgarlar Türk mezarlığına tecavüzde bulunmuşlardı) gençliği yatıştırıcı bir dille konuşan ve kanunlara uymaya çağıran da Atatürk’ten başkası değildi. Dolayısıyla kanunlara uyulması hususunda bu denli titiz birinin halkı sokağa dökecek Maovarî bir konuşma yapması mümkün değildir.
Olgusal açısından bakarsak Bursa Nutku’nun sahteliğini şu kanıtlardan anlayabiliriz:
1) Atatürk’ün bütün söz ve yazışmalarını toplayan resmi yayınlarda bu nutka yer verilmemiştir. Mesela “Söylev ve Demeçler”de yoktur.
2) Atatürk’ün yaptığı her konuşmanın kaydedildiği Nöbet Defteri’nde bu toplantının kaydı bulunmamaktadır.
3) Bursa Nutku bu kadar önemli bir konuşma idiyse neden o günlerde basına yansımamıştır da, ilk olarak söylendiğinden 14 yıl sonra, yazanın da pek emin olmadığı ve kimden duyduğunu belirtmediği bir kitapta karşımıza çıkmıştır?
4) Nutku aktaran Rıza Ruşen Yücer’i Atatürk’ün çevresinden kimse tanımamaktadır. Farz edelim ki, bir şekilde o grubun arasına katıldı gazetecimiz, notunu tuttu. Ancak bu nota çıkışta el konulur ve ertesi gün Atatürk’ün onayından geçerse kendisine iade edilirdi. Kaldı ki, Atatürk, içki sofrasında konuşulanlar orada kalacaktır emrini vermiştir. Bu yüzden de onun onaylamadığı sözler yok hükmünde sayılırdı. Onaylanmış olsaydı zaten birkaç gün içinde basına yansımış olurdu.
5) Nutkun gerçekliği hususunda en ciddi kanıtlardan biri, Atatürk’ün 2. yaveri Cevdet Tolgay’ın Aralık 1966’da Milliyet’te çıkan yazısıdır. Ancak bu yazıda önemli bir hata göze çarpmaktadır. Burada konuşmanın yapıldığı tarih, 6 Şubat akşamı olarak verilmektedir. Ancak Atatürk’ü Mudanya’dan İstanbul’a götüren Gülcemal vapurunun seyir defterinde o akşam 19.30’da hareket edildiği yazılıdır. Bursa-Mudanya arasının o tarihlerde 60-70 dakikada alındığı ve vapura binmeden önce selamlaşma vs. ile yarım saate yakın bir sürenin geçtiği hesaba katılırsa Atatürk’ün köşkten en erken 17.45-18.00 civarında ayrılması söz konusudur. Sofranın en az 1-1,5 saat açık kalması gerekir ki, bu durumda saat 16 civarında akşam yemeğine oturulduğu sonucu çıkar. Halbuki Atatürk’ün en yakınında bulunanlar, mesela Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Hikmet Bayur o saatlerde Atatürk’ün asla akşam yemeği yemediğini söylemişlerdir ki, bu durumda o sofranın da gerçek dışı olduğu sonucu çıkmaktadır.
Son sözü, Atatürkçülüğünden kuşku duyulmayacak bir isme, Falih Rıfkı Atay’ın 10 Nisan 1967 tarihli savcılık ifadesine bırakayım:
“Bursa Nutku diye Atatürk’ün söylediği bir nutuk yoktur… Bursa gazetecisinin yazdıkları kulak rivayetleridir. Atatürk son derece nizamcı ve devlet otoritecisi idi. Memlekette anarşi havası yaratmak kasdı vardır. Atatürk bu kasda alet edilmek istenmiştir.”
Ergenekonculara benden nasihat: Bursa Nutku’ndan size ekmek yok! Başka kapıya. m.armagan@zaman.com.tr
__________________
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-24-2008, 15:17   #2 (permalink)
Sahip :p
 
Tunaltay kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Konum: Fildişi Kule/Onuncu Köy
Mesaj: 11,026
Tecrübe Puanı: 100
Rep Puanı: 17499
Rep Derecesi: Tunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond reputeTunaltay has a reputation beyond repute
Tunaltay is offline  
Varsayılan


Bu Bursa Nutku ile ilgili Mustafa Armağan Bey'e ait başka bir yazıdan dolayı mahkemeye verilecektik. Sanırım işte bu gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını istemiyorlar. Mustafa Armağan'ları desteklemek lazım.
__________________
Herşeyi bilirim mi diyor gençlik? Herşeyi yaparım mı diyor ihtiyarlık?





Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 14:33.

Design byVBMode
Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay






HAYATIN RENGİ


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382