![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Asistan
![]() ![]() ![]() Giriş: Feb 2008
Konum: Mecnun gibi daim gezerim Sahraa'da...
Mesaj: 256
Tecrübe Puanı: 26
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
...................... Eğitim teknolojisi teriminin akla getirdiği ilk konular; eğitim-öğretim araçları, yardımcı aletler...gibi klasik konulardır. Bu terim, bu anlamıyla ilk kez altmışlı yılların başında kullanılmaya başlanmışsa da kapsam olarak oldukça geniş bir tarihe sahiptir. Konu, sadece eğitimde kullanılan araçlarla sınırlandırılamaz. Bunun yanında eğitim teknolojisi, eğitimin hedeflerini ve bu hedefler doğrultusunda ne gibi hususlara sahip bireylerin yetiştirileceği üzerinde durur. Nitekim, Rowntree, eğitim teknolojisini kavram olarak eğitime eşit görür. Ona göre eğitim teknolojisi, öğretim programları, öğrenme deneyimleri ve onlarla ilgili olan pratik problemleri tasarım, değerlendirme ve geliştirmedir. Asıl üzerinde durmak istediğimiz konular da bunlardır. Şu halde, eğitim teknolojisini yani eğitimin hedeflerini, Kur’an ve Hadisi göz önünde tutarak, başlıklar halinde özetlemeye çalışalım: a) Ahlaki Olgunluğa Erişim “Ben ahlakı tamamlamak için gönderildim.” hadis-i şerifinde göze çarpan ahlak kavramı ile, “Muhakkak sen büyük bir ahlaka sahipsin.” Kalem Suresi, 4. ayetindeki ahlak kavramı, Peygamber Efendimizin şahsına mükemmel şekilde dercedilen melekenin tavsifidir. Ahlakların en güzeli ile yaratılan Peygamber Efendimizin, kainatta eksik olan ahlakı tamamlaması ancak çerçevesi çizilen faaliyetler bütünü ile mümkün olacaktır. Bu bütüne ‘ahlaki eğitim’ ya da ‘ahlak eğitimi’ demek de olasıdır. Somut bir açılımla, ahlak eğitiminin temelindeki dinamizm “Emr-i bi’l ma’ruf nehy-i ani’l münker’ dir. Bu mekanizma aynı isimle hem Kur’an’da hem hadislerde sık sık tekrarlanır. Zihinsel ve kuramsal temellere bağlı olan bireyin, toplum içerisinde manevi problemlerden kaçınması ve etrafındaki insanları bu problemlere karşı uyarması bahsettiğimiz iyiliği emr, kötülükten nehy denkleminin içine girer. Nitekim, Rab (Terbiye Edici) isminin gerekliliğini başta Peygamber Efendimizin şahsında, yayılımını sair insanlarda görebilmekteyiz. İyi olarak bilineni emretmek, kötü olarak bilineni yasak etmek ve bunları yaparken bir tür eğitim esasını vücuda getirmek peygamberlerin ümmetlerine ilettiği en büyük çabalardan birisini özetler. b) Özel Eğitim Eğitimin bir başka boyutu da özel (bireysel) eğitimin insana sunduğu sınırlandırmadır. Bu sınırlandırma, en kısa tabirle ‘i’tidal’ dir. ‘Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma.’İsra Suresi, 29 ayetinde vurgulanan ölçünün i’tidal yani her şeyin hayırlısının orta yolu, bireysel eğitiminin amacının merkezinde yer alan bir ritüeldir. Ancak, i’tidal kavramıyla dikkat çekmek istediğim asıl nokta “ölçülü davranma”dır. Özel eğitimin belki de en önemli köşe taşı olan ölçülü davranma, eğitimin hedeflediği ‘örnek insan tipi’ nin bir özelliğidir. ‘Allah’ın seni gözettiğini görüyormuşçasına hareket et. Sen Onu görmüyorsan da O seni muhakkak görüyor.’Buhari, B.37. hadisinin yansıtmış olduğu tavırda yine ölçülü davranmaya yönelik bir tavırdır. Şu halde, özel eğitimin merkezinde yer alan i’tidali çevreleyen bir başka önemli kavram da ölçülü davranmadır. c) Toplumsal Eğitim Ahlaki eğitime bağlı olarak anlaşılabilecek bir eğitim esası olan toplumsal eğitim, özel olarak bireylerin eğitimleriyle ilgilenmenin yanı sıra toplum içerisinde oluşturulması gereken müesseselerin yapılarıyla ilgilidir. Komşuluk, kardeşlik, iyi geçinme, merhamet duygusu, içtimai meselelere karşı ortak bir tavır belirleme, adalet duygusu... gibi toplumu doğrudan ilgilendiren meselelerde Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra Hadisler, risaleler, hatta muharrif kitaplar olan Tevrat, İncil, Zebur, semavi olmayan dinlerin doktrinleri...ve daha pek çok yönlendirici, insanları sürükleyici materyal bir takım çözümler sunmaktadır. Bu müesseselerin topluma sağladığı yararlar, bu yazının konusu olmasa da, diğer dinlerden farklı olarak İslam Dini’nin, müesseselerin temeline Allah rızasını koymasının altını önemle çizmek gerekiyor. d) Akıl ve Ruh Eğitimi Modern eğitimin en büyük çıkmazlarından birisi, akıl eğitiminin yanında gelişti-rilmesi beklenen ruhi eğitimi, ihmal etmesidir. Bir çok felsefi kavram ortalıkta başıboş dolaştığı halde, manevi sahada eksikliği yadsınamaz bir gerçeklik olan eğitim, bireylerin pek çok konuda eksik yetişmesine zemin hazırlamaktadır. Dini literatürden yoksun olarak yetişen zihinler, toplum içerisinde yaşanan vakıalar karşısında öğrendiklerinin çaresiz kalışını hayretle izlerken, pek çoğunun bu tür şartlarda yok olduğunu müşahede edebiliriz. (Günümüz-de bu yok oluşa en açık örnek intiharlardır.) Buna muhalif olarak, Katip Çelebi’nin bildirdiğine göre, ‘Fatih’in yeniden düzenlediği medresenin programında felsefi ve dini ilimler bir arada bulunuyordu. O sırada bir alimin şerefi, akli ve nakli ilimlerdeki ihatası ile ölçülüyordu. Fakat Kanuni’den sonra akli ilimler ‘felsefiyattandır’ deni-lerek programdan çıkartılmıştır. Sadece hafızaya yüklenmek, akli bir davranış değildi. Neticede ne akıl kaldı, ne nakil...’Katip Çelebi, Keşfü’zzünun, s. 680. Buradan da anladığımıza göre, felsefe—ki o zamanlar akli ilimlerin tümüne bu ad veriliyordu.—ve din ilimlerinin birbirinden ayrılması eğitimi çıkmaza sürüklemiş, Kanuni zamanından sonra başlayan eğitim faciası -belki- şekil değiştirerek günümüze kadar gelmiştir. Gerçi, II.Mahmud ve Abdulhamit dönemlerinde kısa süreli iyileşmeler görülmüşse de sonraki zamanlar için bu iyileşmeler yön verici olamamıştır. ‘İlim, mü’minin yitik malıdır. Onu nerede bulursa alsın.’Tirmizi, Sünen, B.19 hadisinden de açıkça anlaşılıyor ki; müsbet ilimlerle dini ilimler eşit haklara ve öneme sahiptir. Bu doğrultuda, ‘düşünmek,bilmek’ le ilgili ayetler de yukarıdaki sonucu doğrular niteliktedir. (Ayetlerle ilgili olarak bkz. Bakara Suresi, 44, 73, 75, 76, 164, 170, 171, 242/ Al-i İmran Suresi, 68, 118/ Maide Suresi, 58, 100/ Yunus Suresi, 16, 42, 100...) Netice olarak, eğitimde, herhangi bir cinsiyet ayrımına gitmeyen Kur’an ve Hadis, akıl ve nakil ilimlerinde de ayrıma gitmemiş, insanlığa hizmet edebilecek tüm bilgi formunu desteklemiştir.
__________________
AYRILIK!
HANGİ VAKTE SIĞAR?.. Bu mesaj en son " 06-19-2008 " tarihinde saat 23:10 itibariyle Sahraa tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|