Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz  

Geri Git   Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz > Eğitim Bölümü > Makale e-Book ve Sesli Kitap(Sesli e-Book) Bölümü > Makale Bölümü > Türkçe Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle
Karakalem Dini İlimler Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri Free Lyrics Ödev Anne ve Bebek Rehberi iPhone Fun

 
 
 

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-17-2008, 23:53   #1 (permalink)
Asistan
 
Sahraa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: Mecnun gibi daim gezerim Sahraa'da...
Mesaj: 256
Tecrübe Puanı: 26Sahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond repute
Varsayılan "Hatice'si Olurum..."



Kadın, Allah’ın pertevidir, maşuk değildir.
Kadın, Hakk’ın ışığıdır, nûrudur.
Sanki o, mahluk değildir de hâlıktır.
Mevlana



Dini, hayatı ikame eden bir gerçeklik olarak değil de kültürel bir öğe olarak ele alan modern dünya, din ve dünya arasında derin bir uçurum olduğuna dair söylemini her geçen gün daha da keskinleştiriyor. Dini, dünyadan dışladığımız zaman özgürleşeceğimiz ve çoğalacağımız söyleniyor pozitivist bir üslupla her defasında...



Dinin, hayatımızı yaşanılmaz kılan, her hareketimizi kısıtlayan, bizi daraltan ve azaltan bir etkiye sahip olduğunu fısıldıyor modern dünya kulaklarımıza. Ama daralan ruhlarımız ve SOS veren vicdanlarımız kendini bile aydınlatmaktan mahrum aydınlanmacı düşüncenin mumumun giderek sönükleştiğini haber veriyor bizlere...



Ne var ki suçu sadece seküler düşünceyi hararetle savunan aydınlanmacı “aydınların” üzerine atıp kurtulamayız. Meydanlarda laiklerden daha laik dindarların gezindiğini gördükçe Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi “Masum değiliz hiçbirimiz” demekle yetinebiliyoruz ancak... Belki garip gelecek ama ortada laiklerden daha laik bir dindar güruhun olduğu ve her geçen gün bu güruhun kalabaklaştığı bir gerçektir ve inkar edilmeye çalışılsa bile Kutlu Üstadımızın dediği gibi maalesef “bu böyledir”.



“Laikçi dindarlar da ne oluyor, böyle şey mi olur?” demeye hazırlananlara sadece kendi hayat tarzlarına kısa bir göz atmalarını söylemekle yetineceğim. Namaz kılana kadar dinin içinde, onu alelacele bitirdikten sonra dinin içinden çıkıp dünyaya dahil olduğumuz ve artık dinin değil de dünyanın kuralları ile hareket etmemiz gerektiği düşüncesi hangimizin anlam dünyasında yer etmemiştir ki? Artık itiraf etmemiz gerekiyor ki, dini dünyadan en çok da bizler yani kendini dindar olarak adlandıran grup dışlıyor. Belki fikrî anlamda böyle bir şeyi savunmuyoruz hiçbirimiz ama dinin her alanda belirleyici bir role sahip olduğunu unutuyoruz. Dini sadece şekillerden ibaret ruhsuz ve cansız bir varlık olarak algıladığımız için namaz, oruç vs. bitince din de bitiyor bizim için ve artık dünyaya dahil olduğumuzda dünyanın verili kuralları ile hareket etme zorunluluğunu duyuyoruz içimizde... Dinin kuşatıcı bir etkinliğe sahip olduğunu her defasında unuturak...



Bunun neticesinde dini, hayatın içinde var olan organik bir yapı olarak değil de aksesuar olarak algılayan anlayış, dini ve dindarlığı bir belirli günler ve haftalar listesine çevirmekten de kendini alamıyor. Böylelikle sadece kutlu doğum gibi günlere hapsedilmiş bir din anlayışı karşımıza çıkıyor ve o gün geçtikten sonra evli evine köylü köyüne yaklaşımı ile Efendimiz evine gönderiliyor biz de kaldığımız yerden dünyevi hayatımıza geri dönüyoruz.



Başka türlü ifade etmek gerekirse modern dünya, bizleri daha az kadın, daha az erkek, daha az çocuk, daha az anne-baba, daha az dindar kısacası daha az insan yapmak için çabalarken, bir yandan da “kutlu doğum” gibi kodlarla o günleri “değer”li yapan “değer”lere değil “günlere” vurgu yaparak bizi “değersiz”leştirmeye yönelik bir harekâtı başlatmış olduğunu düşünüyorum. “Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası” diyen, dini hayatın içinde ve her anında canlı bir varlık olarak gören öğretiye kendimi daha yakın hissediyorum....

Dini dünyadan dışlamakla genelde insanî ilişkilerimiz, özelde ise kadın-erkek ilişkileri dünyevileşiyor. Efendimiz’in kadınlara olan yaklaşımı “dünya”mızdan uzaklaştıkça azalıyor ve yalnızlaşıyoruz. Böylelikle evlerimiz bize “ev” olmaktan uzak düşüyorlar ve kalbimiz gün geçtikçe daha fazla kan kaybediyor...

Bu kertede Efendimiz’in kadınlara olan yaklaşımını ve davranışlarını konu alan kitaplara kaçıyorum. Dini, hayatı ikame eden bir gerçek olarak bizlere sunan o güzel insanın ikliminde, kirlenen ruhumu dinlendirmek istiyorum. O kadınları nasıl seviyordu? Ailesi nasıldı? Aşk ne demekti onun için? Ve sevgi... Hayatındaki yeri ve anlamları neydi aşka ve sevgiye dair kavramların?... Bunları bilmek ve bugünkü dünyanın kirlenmiş ilişkilerinden, içi boşaltılmış kavramlarından kaçarak O’na sığınmak istiyorum.



Efendimiz’i, eşlerini ve onların çevresindeki insanları her defasında melekleştirilmiş insanlar olarak gördüğümüz gerçeğiyle yüzleşiyorum okuduğum kitaplarda... Bunun da Nasranî bir düşünceden neş’et ettiğini düşünüyorum. Böylelikle onlar “insanlıktan” uzaklaşıp melekleşecek ve biz de kendi “insanlığımızı” meşrulaştıracaktık... Evet, onlar gerçekten üstün vasıflarıyla zirve insanlardı. Ama her ne olursa olsunlar “insandılar” öncelikle... Nefisleri, şeytanları, zaafları olan, düşen, kalkan, yaralanan ve kalp sahibi insanlardan bir insan... İlk önce bu gerçeği görebilmek ve onların dünyasını, kendi dünyamıza yakınlaştırmak gerekiyor ki o insanları, aşklarını, sevgilerini ve dünyaya bakışlarını anlayabilelim...



Bu pencereden bakmaya başladığımda karşıma birbirine zıt iki insan protitipi çıkıyor: Kadını kadın olduğu için seven, onun hiçbir fedakârlığını karşılıksız bırakmayan, tepeden tırnağa aşkla donanmış bir Peygamber insan ve kadının kendisinin kölesi olduğunu sanan, gel deyince gelmesi gereken git deyince gitmesi gereken bir varlık olarak addedip aşağılamayı, kırmayı, terk etmeyi ve hatta dövmeyi normal olarak gören bir ümmet insan...



Etrafımdaki evli veya bekâr bayan arkadaşlarımla konuştuğumda çoğunun bir şekilde bir erkek tarafından yaralandığını görüyorum. Büyük bir kısmı mahzun, mutsuz, ümitsiz ve yaralı... Hiçbirinin bugünün erkeğinden yana bir ümidi yok... Ve ilginçtir ki hepsi, kendisini dindar olarak addeden erkekler tarafından yaralanmışlar. Kendisine bizim anlam dünyamızda yer açmaya çalışan bu yaralayıcı erkeklerin yaptıkları davranışlara bakıldığında, bu davranışların hiçbirinin bizim anlam dünyamızda yerinin olmadığını görüyoruz. İşine geldiği şekilde davranmayı erkeklik sanan bu erkekleri, kendisinde ilahi tecelliyi müşahede ettiği için kadını seven Peygember’in davranışlarıyla baş başa bırakmak gerektiğini düşünüyorum. Zira İbn Arabi’nin ifadesiyle “Kâinat kadın ve erkeğin üzerinde durmaktadır.” Erkekler, kadını ve kâinatı munisleştiren kadın kalbini yıkmakla bir anlamda kâinatı ve kâinatın kalbini yıkıyorlar.
............

Bu meyanda sormak gerekiyor: Kadınları kırmayı, üzmeyi, dövmeyi kısacası onların hakkına girmeyi önemsiz bir davranış olarak addeden dindar bir erkek zihniyetini; kul hakkı kavramını kendine temel edinmiş bir dinin hanesine mi yazmamız gerekir, yoksa modern dünyanın “kul hakkına” yer olmayan anlayışının hanesine mi?...

Bütün bunları düşünürken aklıma bir bayan arkadaşımın söylediği o müthiş ve çarpıcı cümle geliyor. Kendisiyle sohbet ederken her defasında iyileştiğim bir bayan dostum, kendisinin, Hz. Hatice’nin fedakârlık anlayışını örnek aldığından ve benimsediğinden söz açmıştı. Ve yaptığı fedakârlıklara karşısındaki erkeğin vefakârane değil cefekârane karşılıklar verdiğini anlattıktan sonra yaptığı fedakarlıklar sonucunda fena halde canının yandığını söylemişti. En sonunda da beni hâlâ düşündüren şu cümleyi kurmuştu: “Muhammed’im olan erkeğin Hatice’si olurum...” Dostum, kendisine Muhammedî rayihalar soluklatacak ve Muhammedî muhabbetle donanmış bir erkeğe büyük fedakârlıklar yapabileceğini anlatmak için söylemişti bu cümleyi... Ama farkında olmadan kanayan bir yaraya işaret etmiş, bugünün dünyasında böyle bir erkeğin zor bulunacağı imasında bulunmuştu...


Fatma Zehra
__________________
AYRILIK!
HANGİ VAKTE SIĞAR?..
Sahraa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-18-2008, 00:47   #2 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 6,143
Tecrübe Puanı: 679GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
Varsayılan


TeŞekkÜrler
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
GUNE is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-18-2008, 09:25   #3 (permalink)
Profesör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 3,255
Tecrübe Puanı: 240menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
Varsayılan


teşekkürler güzel
__________________
menekşe is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-18-2008, 22:00   #4 (permalink)
Asistan
 
Sahraa kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2008
Konum: Mecnun gibi daim gezerim Sahraa'da...
Mesaj: 256
Tecrübe Puanı: 26Sahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond reputeSahraa has a reputation beyond repute
Varsayılan


Ben teşekkür ederim.
__________________
AYRILIK!
HANGİ VAKTE SIĞAR?..
Sahraa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 21:35.


Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay



youtube videos | karakalem | rapid arama | resim arama

HAYATIN RENGİ
Protected by CBACK.de CrackerTracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351