Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz  

Geri Git   Dini ilimler, Eğitim ve Kişisel gelişim siteniz > Eğitim Bölümü > Makale e-Book ve Sesli Kitap(Sesli e-Book) Bölümü > Makale Bölümü > Türkçe Makaleler
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle
Karakalem Dini İlimler Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri Free Lyrics Ödev Anne ve Bebek Rehberi iPhone Fun

 
 
 

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-28-2008, 14:24   #1 (permalink)
Profesör
 
vuslat78 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ...ANKARA...
Mesaj: 2,770
Tecrübe Puanı: 256vuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond repute
Arrow Abdestsiz gezilmeyen şehitlik: Çanakkale



Çanakkale, her tarafı şehitlik olan mübarek topraklardır. Çanakkale’ye yaptığımız gezilere katılan bir kişinin söylediği şu sözler hiçbir zaman aklımdan çıkmamıştır: “Beyefendi oğlum! Çanakkale’nin mana ve muhtevasını hepimizden daha iyi bilen biri olarak, herhalde bizi, her tarafı şehitlik olan bu mübarek topraklarda abdestsiz gezdirmezsin.”

İlk Çanakkale gezilerimizden biriydi. Beş otobüslük kafilemizin en yaşlısı olan 77’lik Remzi Dede, son mola yerimiz olan Bolayır’da bana geldi ve “Bendenizin mahrem bir ricası var” dedi.
Bu Osmanlı beyefendisi acaba ne isteyecekti, çok merak ettim. Kalabalığın içinden sakince bir köşeye çıkıp, ona kulak verdim.
Önce, etraftakiler tarafından sesinin duyulabileceği ihtimalini ortadan kaldırdı. Elini ağzına siper etti ve gayet kısık bir sesle dedi ki: “Vehbi Bey evladım! Acaba şehitlikleri gezme sırasında, tekrar abdest almak imkânımız olacak mı? Eğer bunu temin edecek şekilde bir program yaparsanız, çok memnun olurum.”
Ben, Remzi Dede’ye, hiç merak etmemesini, namaz için durduğumuz yerlerde mutlaka abdest imkânı da olacağını söyledim. Meğer ben, o mübarek adamı anlayamamışım. Remzi Dede, tekrar kulağıma eğildi. Munis olduğu kadar, insanın içine de işleyen o tarifsiz sesiyle yavaşça ve tane tane konuştu: “Beyefendi oğlum! Çanakkale’nin mana ve muhtevasını hepimizden daha iyi bilen biri olarak, herhalde bizi, her tarafı şehitlik olan bu mübarek topraklarda abdestsiz gezdirmezsin.”

“Şehitlerin konuştuğunu duyar gibiyim”
O günden sonra, Remzi Dede’nin dikkatini, bizimle Çanakkale’ye giden herkese hatırlattım. Fakat yıllar geçtikçe, asaletli milletimizin, asker-sivil, aşağı yukarı, hep Remzi Dede gibi düşündüğünü gördüm. Mesela eski Genelkurmay Başkanımız Hilmi Özkök Paşa’nın şu sözleri çok etkilendiğim saf ve samimi duygularındandır: “Ben, ne zaman Çanakkale’ye gitsem, şehitliği gezsem, şehitlerin benimle konuştuklarını duyar gibi olurum.”
Daha da önemlisi, Özkök Paşa’nın, bugünümüze ve yarınımıza gerekli bütün millî, manevî ve insanî değerlerin Çanakkale’den alınabileceğini söyleyerek, orada temsil edilen muhteşem değerleri, günümüzün manevî çözülüşlerine en güzel çare olarak sunmasıdır.
Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök de 20 Mart 2007 tarihli yazısında, 18 Mart’ın “Yeni Milli Bayramımız” olarak kabul edilmesi gerektiğini yazdı.
Bu çok duygulu ve heyecanlı yazıda özellikle şu satırlar dikkatimi çekti:
“Evet, bir Şehitler Günü’nde ilk defa sevindim. Ağlamadım, keyiflendim. Üzülmedim, gururlandım. Anmadım, kutladım. Çünkü Türkiye, bu yıl Şehitler Günü’nü, bugüne kadar hiç görmediğim bir coşkuyla ve bütünlükle kutladı.
Görünmeyen bir güç, hepimize çağrı yapmış, çağrıya uyup randevu yerine gitmişiz.
Önceki gün bir milattı.
Evet, iddia ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Türk milleti tarihinde bir milattı.
Türkiye ilk defa, şehitleri için böylesine ortak bir duygu seline dönüştü.”
Özkök, daha sonra bütün genel yayın yönetmenlerine, gazete editörlerine, köşe yazarlarına bir çağrıda bulunuyor:
“Bundan böyle her yıl 17 ve 18 Mart günü gazete yapacak arkadaşlarımız, eski sayıları çıkarıp baktıkları zaman, o gün yapacakları gazeteyi görecekler.”
Ve hiçbir yeniliğe, değişikliğe gerek kalmadan ilelebet hep aynı gazetenin yapılacağını, değişik bir manşete gerek olmadığını duyuruyor.
Ve şöyle diyor:
“Yemin ediyorum, bu benim yıllardır özlediğim bir şey.
Şehidine, gazisine sahip çıkmayan bir ülkenin geleceği yoktur.
O ülkenin evlatlarını vatan savunmasına, fedakârlığa çağırmaya hakkı yoktur.”
Bu duygular, bizim onlarca yıllık duygularımızdı. Bu bakımdan Sayın Özkök’ün bu yazısını ben de bir milat olarak alıyorum. Ne güzel ve ne heyecan verici, yıllar sonra da olsa, aynı duygularda beraber olmak. Aynı inancın yansıması olan bir heyecanı paylaşmak, ne kadar öze döndürücü, birleştirici ve şevk verici…

Evreşe’nin dar yolları
Ne zaman Çanakkale’ye doğru yola çıksam, düşünmeden edemem: Bizim, rahat ve hızlı vasıtalarla gelip geçtiğimiz o yolları Mehmetçik nasıl kat etmişti?
Ve hemen gözümün önüne, atlar, kağnılar, yayan yapıldak yollara düşmüş Ahmetler, Mehmetler gelir.
Keşan’a vardığımızda, “Geldik sayılır, Çanakkale’ye bir şey kalmadı” diyen yiğit zabitlerin sesini duyarım.
Evreşe’nin hâlâ dar olan yollarında başlar yürek çarpıntılarımız. Bolayır selamlar bizi sonra tepeden. Namık Kemal hâlâ coşkun gönlüne hakim olamamış gibidir. Süleyman Paşa ise vatan kaygısından hiç kurtulamamış gibi… Artık sağımızda Saros vardır, solumuzda Gelibolu… Düşman Gelibolu’ya gelememiştir ama dillerinde savaşın adı hep Gallipoli’dir.
Adeta Gelibolu bir hayal, bir hülya, bir rüya, bir idealdir onlar için.
Saros Körfezi ise saldırganın son ümidi… İlerleyemez sahillerinde ama aşırtma ateşlerle vurur Mehmetçiği… Tıpkı o kutsal beldenin ilk kapısı olan Akbaş Şehitliği’nde defalarca yaşandığı gibi…
Akbaş’ta kurulan iskele, İstanbul’dan asker getirme ve oraya yaralı götürme için kullanılır. Kızılay bayrakları hiç işe yaramaz da, habire bombalanır medeni İngilizce… Bu sebeple orada yatar, yaralıyken vurulan Mehmetçikler…
Siz bir dünya cennetinin içinde döne kıvrıla Eceabat’a gelir, orada da derin bir acıyla medeniyetsiz bir medeniyetin yaptıklarını hatırlarsınız. Zira Eceabat, yaralılarımızla dolu bir hastanenin bombalandığı, kadın, çocuk demeden sivillerin başına ateş yağdırıldığı, minarelerin bile top mermilerine özel hedef olmaktan kurtulamadığı mekânın adıdır.

Kaçan düşmana son kurşun
Eceabat’tan sonra karşınıza 546 yaşında bir Osmanlı çıkar. Bu muhteşem eser, Fatih Sultan Mehmet’in 1462 yılında yaptırdığı Kilitbahir Kalesi’dir. Nice zelzeleye, nice düşman topuna ve daha da acısı, nice kadir kıymet bilmezliğimize karşı, hâlâ dimdik ayakta karşılar ziyaretçilerini… O hâlâ, denizin kilididir ve görevinin başındadır. Osmanlı şeref ve haysiyetinin, gücü ve alçakgönüllülüğü birleştiren bir bayrağı gibi dalgalanıp durur.
Kilitbahir Kalesi’nden sonra, askerimize, topumuza, tüfeğimize barınak ve sığınak olmuş tabyalar başlar. Önce Namazgâh, sonra da Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Hamidiye ve Mecidiye… Mecidiye tabyası, Havranlı Seyit Onbaşı’nın Ocean (Okyanus) adlı zırhlıyı vurduğu ve düşmanı 18 Mart’ta durdurduğu mübarek yerdir.
Daha sonra Kerevizdere’de şehit olan Mehmetçiklerin yattığı Havuzlar Şehitliği’ne gelinir. Alçıtepe Köyü etekleri ise, binlerce şehit verdiğimiz Kirte Savaşları’nın kahramanlarına makam olmuştur. Alçıtepe’yi geçer geçmez, düşmanın gelebildiği son nokta görünüverir. Kaçan düşmana son kurşunun atıldığı yerde, Son Ok abidesi yapılmıştır.
Bu anıttan 2 kilometre ileride, Sargı Yeri Şehitliği vardır. Burası, Çanakkale Savaşları’nın en büyük hastanesidir. Ancak, yokluk tedavi hususunda da bütün boyutlarıyla hüküm sürdüğü için hastanemizin çatısı gökyüzü, odaları ağaç altı idi. Ne var ki, Mehmetçik burada da, Batılı uygarların şerrinden kurtulamamış, denizden atılan top mermileriyle, tedavi edilmeye çalışılan binlerce Mehmet şehit edilmiştir.
Seddülbahir Köyü ve kalesi de dipten doruğa şehitler mekânıdır. Kaleye tepeden bakan Yahya Çavuş anıtı, 63 askerimizin 3000 düşmanı sahile mıhladığı yere dikilmiştir.
Morto Koyu ise adından anlaşılacağı üzere, denizin kanla kızardığı bir ölüm alanıdır. Bu koyu, tepeden seyreden muhteşem abide ise Çanakkale zaferimizin simgesidir.
57. Alay Şehitliği ise ziyaretçilerinin gözünü yaşartan bir hüznü hep tüttürür. Çünkü bu alayımız bütünüyle şehit olmuştur.
Kanlı Sırt ve Bomba Sırtı, adlarıyla konuşurlar. Mehmet Çavuş da mütevazı abidesiyle, Mehmetçiğin ruh portresini gösterir. Arıburnu yarları insanı dehşete düşürür. Conkbayırı’nın hikâyesi de anlatmakla bitmez; destan içinde destandır.
Bu muhteşem ve sırlı destanı derinlemesine bilmek isteyenler, “Bir Destandır Çanakkale” ve “Çanakkale’de Şahlananlar” isimli eserlerimize bakabilirler.

moral dergisi
__________________
vuslat78 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-28-2008, 14:32   #2 (permalink)
MeLeĞiM BeNiM
 
GUNE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Konum: İzmir/Bornova
Mesaj: 6,098
Tecrübe Puanı: 675GUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond reputeGUNE has a reputation beyond repute
Varsayılan


TeŞekkÜrler
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
GUNE is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-28-2008, 16:45   #3 (permalink)
Doktor
 
gazeteci kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2007
Konum: Fanide misafir,ebediyyet yolcusu.Ank.
Mesaj: 687
Tecrübe Puanı: 95gazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond reputegazeteci has a reputation beyond repute
Varsayılan


Teşekkürler 'SWORD' abi. Çanakkale ile ilgili yazıları okurken bile dugulanıyorum. İnşaallah birgün gidip görmek de nasip olur.
__________________
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
(Blaise Pascal)
gazeteci is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-28-2008, 18:35   #4 (permalink)
Profesör
 
vuslat78 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2008
Konum: ...ANKARA...
Mesaj: 2,770
Tecrübe Puanı: 256vuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond reputevuslat78 has a reputation beyond repute
Varsayılan


İnŞaallah Gazetecİ Banada Gitmek Nasİp Olmadi...ben TeŞekkur Ederim..
__________________
vuslat78 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-28-2008, 21:27   #5 (permalink)
Profesör
 
menekşe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Mesaj: 3,205
Tecrübe Puanı: 231menekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond reputemenekşe has a reputation beyond repute
Varsayılan


Allah Razi Olsun Kabİr Zİyaretİ Ederken Mutlaka Abdestlİ Olmak Gerekİyor Kur'an I Kerİm Okunuyor Dualar Edİlİyor Dİkkat Etmelİyİz Abdestlİ Olmaya Rabbİm Nasİp Eder İnŞallah Çanakkale Şehİtlerİnİ Zİyaret Etmeye Bende HİÇ Gİtmedİm Çok İsterİm DoĞrusu...
__________________
menekşe is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Saat 16:41.


Powered by vBulletin Version 3.6.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
TR Çeviri : Tunaltay



youtube videos | karakalem | rapid arama | resim arama

HAYATIN RENGİ
Protected by CBACK.de CrackerTracker

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351